KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/1525 E., 2010/6194 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2010
Karar Metni
581 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 132 ada 14 parsel sayılı 65590,64 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadim mera olması ve kadastro komisyonunca mera olarak belirlenen alanda kalması nedeniyle orta malı mera olarak sınırlandırılarak tespit edilmiştir. Davacı ... oğlu ..., yasal süresi içinde satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmış, yargılama sırasında tapu kaydına dayanmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parselin mera niteliğiyle sınırlandırılıp özel siciline kaydına karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; davacının dayanağını oluşturan tapu kaydının geniş bir alanı kapsadığı ve kapsadığı bölgedeki taşınmazların toprak tevzi komisyonu tarafından davacının bayilerine tevzi edildiği; çekişmeli taşınmazın toprak tevzi haritasında taşlık olarak göründüğünden imar-ihya suretiyle kazanılması mümkün olmakla birlikte davacı adına belgesizden edinme limitinin dolmuş olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Dosya içinde bulunan 06.06.2009 tarihli belgesiz parsellerin listesine göre davacı adına toplamda 99.998,56 m2 yer yazıldığı bildirildiği halde, listede bulunan (6) adet taşınmazın yüzölçümleri toplamı 46.052,23 metrekare olmaktadır. Mahkemece belgesiz taşınmazlarla ilgili liste yeniden sorulup bu taşınmazlara ait kadastro tutanağı örnekleri dosya içine getirtilerek durum açıklığa kavuşturulmamıştır.
Çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazlara uygulanmış 11.01.1963 tarihli tapu kayıtları dosya içine getirtilerek uygulamada yararlanılmadığı gibi, davacının dayanağını oluşturan tapu kaydının kapsamı da yöntemince belirlenmemiştir.
Ayrıca bu kayda, toprak tevzi komisyonunca bir kapsam tayin edilip edilmediği, edilmişse bu taşınmazların akibetlerinin ne oldukları araştırılmamış; bu tapu kaydından 500 m2 bölümün demiryoluna terkin edilmesi nedeniyle, uygulama ve değerlendirmede bu hususlar üzerinde de durulmamıştır. Eksik inceleme, uygulama ve araştırma ile karar verilemez.
Doğru sonuca ulaşılabilmesi için çekişmeli taşınmaza komşu olan tüm taşınmazlara uygulanmış tapu kayıtları ile çekişmeli taşınmaza yakın yerden geçtiği anlaşılan demiryolu kamulaştırmasına ilişkin tüm belgeler dosya içine getirtildikten sonra mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak keşifte öncelikle davacının dayanağını oluşturan tapu kaydı mevki ve tüm sınırları itibariyle tek tek okunmak suretiyle mahalline uygulanmalı, gösterilen sınırlar fen bilirkişisine işaret ettirilmeli, dinlenecek yerel bilirkişi
ve tanık sözleri komşu parsellerin tutanak ve dayanaklarını oluşturan kayıtlarla denetlenmelidir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede çalışma yapan toprak tevzi komisyonunca davacının dayanağını oluşturan tapu kaydına kapsam tayin edilip edilmediği ve kapsam tayin edilmişse bu taşınmazların akibetleri araştırılmalıdır.
Aynı şekilde, davacının dayanağını oluşturan tapu kaydından 500 metrekare bölümün Devlet Demiryollarınca kamulaştırılması sonucu terkin edilmesi nedeniyle, kamulaştırmaya esas belgelerde tapu kaydına nasıl kapsam tayin edildiği, hangi bölümünün kamulaştırıldığı hususu da açıklığa kavuşturulmalıdır. Bu şekilde yapılacak uygulama, araştırma ve inceleme sonucunda çekişmeli taşınmazın öncelikle kısmen veya tamamen dayanak kaydın kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmelidir.
Çekişmeli taşınmazın kısmen veya tamamen dayanak tapu kaydının kapsamında kalmadığının belirlenmesi halinde ise, davacı adına kayıt ve belgesiz olarak 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesine göre tespit ve tescil edilmiş yerlerin toplam yüzölçümleri belirlendikten sonra, 100 dönüm edinme sınırının dolmadığının anlaşılması halinde, eksik kalan miktar kadar yerin davacı tarafından zilyetlikle edinilebileceği gözetilerek, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. ve 17. maddeleri uyarınca yöntemince araştırma yapılmalıdır.
Çekişmeli taşınmazın toprak tevzi komisyonunca taşlık olarak bırakılması nedeniyle; bu tarihten sonra çekişmeli taşınmazın imar-ihya edilerek, zilyetlikle mülk edinmeye yeter şekilde ve sürede kullanılıp kullanılmadığı yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulup saptanmalı; taşınmazın imar-ihya edilip edilmediği, edilmişse ne zaman edildiği ve güncel tarımsal niteliği hususunda uzman ziraatçi bilirkişiden ayrıntılı ve fotoğraflarla desteklenmiş rapor alınmalıdır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/1525, K. 2010/6194, 21 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama