KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/1674 E., 2010/2126 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2010
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
Karar Metni
462 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 881 ada 10, 63, 64 ve 68 parsel sayılı 15.114,85, 8.188,93, 13.147,61 ve 6.020,95 m2 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, 4753 sayılı Yasa hükümlerine göre oluşan tapu kaydı nedeniyle davalı-davacı Hazine adına, 1039 ada 7 parsel sayılı 56.627,49 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve satınalma nedenleri ile davacı-davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ..., yasal süresi içinde 881 ada 10, 63, 64 ve 68 sayılı parseller hakkında irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, davacı Hazine, 1039 ada 7 sayılı parsel hakkında tevzii sonucu oluşan tapu kaydına dayanarak dava açmışlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda 881 ada 10, 63, 64 ve 68 sayılı parsellere ilişkin davanın kabulüne, bu taşınmazların davacı ... adına, 1039 ada 7 sayılı parsele ilişkin davanın ise kısmen kabulüne ve çekişmeli parselin fen bilirkşisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün davacı Hazine adına, (B) harfi ile gösterilen bölümünün davalı ... adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davacı-davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre 881 ada 10, 63 ve 68 sayılı parsellere ilişkin yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile bu parsellere ilişkin hükmün ONANMASINA,
2-) Hazinenin çekişmeli 881 ada 64 ve 1039 ada 7 sayılı parsellere ilişkin temyiz itirazlarına gelince.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388. maddesi gereğince hüküm fıkrasında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında tereddüte yer vermeyecek şekilde gösterilmesi, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişkiye düşülmek suretiyle hükmün karıştırılmaması gerekir.
Yine, kadastro hakimi doğru, gerçeğe uygun, uygulanabilir ve hükmün infazı sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorunda olup, sicil oluşturulurken taşınmazın tamamının veya bir bölümünün kim veya kimler adına hangi paylar oranında ve hangi miktarla tescil edileceğinin kararın hüküm fıkrasında açıkça belirtilmesi gerekir.
Kısa kararla gerekçeli kararın birbirine aykırı olması yargılamanın aleniliği ilkesine aykırı ve mahkemelere olan güveni sarsıcı niteliktedir.
Kısa kararda davacı ...'ın 881 ada 64 sayılı parsele yönelik davası kısmen kabul edildiği halde gerekçeli kararda kabulüne ve taşınmazın tamamının davacı ... adına tesciline karar verilmesi ayrıca davacı Hazine'nin 1039 ada 7 sayılı parsele yönelik davası kısa kararda reddedildiği halde gerekçeli kararda kısmen kabulüne karar verilmesi suretiyle hüküm karıştırılmıştır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/1674, K. 2010/2126, 15 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama