KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/1753 E., 2010/3145 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2010
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Gelen tarafın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 174 ada 3 parsel sayılı 160,36 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli taşınmazın ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi, Türk Medeni Kanunu'nun amaçladığı tapu sicilini oluşturacak ve infaz sırasında duraksamaya yer vermeyecek şekilde hüküm kurmak, bu bağlamda hüküm fıkrasında, taşınmazın açıkça kim adına tescil edileceğini ve birden fazla kişi adına tescil kararı verilmesi halinde herbir paydaşın payının ne olacağını belirlemek zorundadır.
Dosya içeriğinden çekişmeli taşınmazın tarafların müşterek murisi babaları ......'dan intikal ettiği anlaşıldığı halde anneleri ...mirasçıları adına tescil kararı verilmesi doğru değil ise de her iki şahsın mirasçılarının aynı kişiler olması karşısında bu husus sonuca etkili görülmemiştir.
Ancak, yukarıda açıklandığı üzere, her paydaşın isminin ve payının karar yerinde gösterilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmekte ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılması zorunlu değildir. Bu nedenlerle; kararın hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinden “muris ... İlçesi, ....
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/1753, K. 2010/3145, 20 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama