KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/1824 E., 2010/7058 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2010
Karar Metni
1.414 kelime·7 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
2613 sayılı Yasa uyarınca 1982 yılında yapılan kadastro sırasında 82 ada 9, 10, 11 ve 12; 84 ada 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20 ve 21; 85 ada 4, 5, 6, 7 ve 8 parsel sayılı 57261, 31360, 103410 ve 10894. 3562, 650, 911, 1054, 1826, 2247, 1596, 1202, 1050, 1653, 1039, 624, 346, 547, 824, 2101, 1170, 2324, 2191 ve 1440.
924, 1481, 910, 1180 ve 1087 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir.
Davacılar ... ile ... ve ... tarafından ... aleyhine, yine davacılar ... ve ... tarafından ... , ... , ... ndar ve ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde ayrı ayrı açılan elatmanın önlenmesi davaları birleştirildikten sonra davaya konu taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
15.04.1981 tarihli dilekçe ile Selahattin ve ... vekilinin ...'a karşı açtığı men'i müdahale davası ile 21.12.1981 tarihli dilekçe ile ... tarafından ... ve ... 'e karşı açılan zilyetliğin korunması davası. 06.02.1985 tarihli dilekçe ile ... vekili tarafından ...'a karşı açılan men'i müdahale ve zilyetliğin korunması davaları devredilen birleşik dava dosyası ile birleştirilmişlerdir.
Müdahiller ... ve diğerleri satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı davaya katılmışlardır. Kadastro Mahkemesinde süren yargılama sırasında 84 ada 2, 5, 7, 8, 9, 11, 15, 16, 17, 18, 19, 20 ve 21; 85 ada 6, 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ilgili kişiler adına tescilleri şeklinde verilen önceki karar, davacı ... vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 12.12.1996 tarihli Kararı ile bozulmuştur.
Dava konusu tüm taşınmazlarla ilgili dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda,
1- Davacılardan ..., ..., ..., ..., ...'ın davalarının reddine, 2- Müdahil davacı ve davacı ...'ın davalarının kısmen kabul, kısmen reddine, 3- Diğer müdahil davacıların davalarının kabulüne,
Çekişmeli...
Mahallesi, 84 ada, 2 parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ... adına, 84 ada 21 parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ... adına, 84 ada 20 parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ... adına, 84 ada 19 parsel sayılı taşınmazın tamamı 12 pay kabul edilerek 3 payının Hüseyin kızı ... adına, 3'erden 9 payının ... çocukları ..., ... , ... adına, 84 ada 18 parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ... adına, 84 ada 17 parsel sayılı taşınmazın tamamı 2 pay kabul edilerek 1 payının ... oğlu ...'na, 1 payının ... oğlu ... adına, 84 ada 16 parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ... adına, 84 ada 15 parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ... adına,
84 ada 11 parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ... adına, 84 ada 9 parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ... adına, 84 ada 8 parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ... adına, 84 ada 7 parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ... adına, 84 ada 5 parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ... adına, 84 ada 3 parsel sayılı taşınmazın ... adına, 84 ada 4 parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ... adına, 84 ada 6 parsel sayılı taşınmazın ... adına, 84 ada 10 parsel sayılı taşınmazın 2 pay kabul edilerek 1'er paydan 2 payının ... çocukları ... ... ve ... adlarına, 84 ada 12 parsel sayılı taşınmazın ... adına, 84 ada 13 parsel sayılı taşınmazın ... adına,
84 ada 14 parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ... adına, 85 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tamamı 2 pay kabul edilerek 1 payının ... oğlu ... , 1 payının ... oğlu ... adlarına, 85 ada 6 parsel sayılı taşınmazın İbrahim oğlu ... adına, 85 ada 7 parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ... adına, 85 ada 8 parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ... adına, 82 ada 9, 10, 11 ve 12 parsel sayılı taşınmazların hükme esas alınan uzman bilirkişi rapor ve krokilerinde belirtilen ilgilileri adlarına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ile ... ve ... mirasçıları vekili, katılan ... mirasçıları ile davacı, katılan ve davalı ... vekili;
katılan ve davalı ... mirasçısı ... vekili; katılan ... vekili; davalı ... vekili; davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; çekişmeli taşınmazların yapılan keşiflerle zilyetlerinin belirlendiği, uygulanan tapu kayıtlarındaki "yol" ve "dere" sınırları dışındaki sınırların tespit edilemediği, dayanak tapu kayıtları uysa bile tapu maliklerinin noter senetleriyle çekişmeli taşınmazları katılanlara sattıkları kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmişse de, mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Yargılama sırasında davacılar ... ile ... ve ... tarafından ... 1288 tarih 181 numaralı sicilden gelen değişebilir sınırlı tapu kayıtlarına; davalı ... tarafından ...
1288 tarih 37 numaralı sicilden gelen hakka; birleşen dosyanın davacıları ... ve ... tarafından 12.09.1978 tarih 2 numaralı tapu kaydına; ... tarafından bu kaydın gitti kaydı olan 30.06.1982 tarih 5 numaralı tapu kaydına; davalı ... ile davalılar ... ve ... tarafından 13.04.1951 tarih 10 numaralı tapu kaydının gitti kayıtlarından gelen hakka dayanılmıştır.
Davacı ... tarafından tespit ve devredilen davaların açıldığı günden önce 02.11.1953 tarih 18 numaralı tapu kaydına dayanılarak ... ve ... ile ... aleyhine açılan men'i müdahale davası sonucunda bu kişilerin bazı bölümlere müdahalelerinin men'ine karar verildiği gibi, bu hükme dayanılarak açılan tazminat davasının da ... lehine sonuçlandığı ekli dava dosyasından anlaşılmaktadır. Yine, ...
1288 tarih 181 numaralı tapu kaydının gitti kayıtları nedeniyle ... ile ... ve ... arasında şuf'a davası görüldüğü ve davanın ... lehine sonuçlandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece özetlenen bu durum karşısında gerekli araştırma, inceleme ve uygulama yapılmadan; yapılacak araştırma, inceleme ve uygulamaya göre tarafların hukuki durumu tartışılmadan karar verilmiştir. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez.
Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; tarafların bildireceği tüm deliller dosya içine getirtildikten sonra, yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları da hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak keşifte tarafların dayanaklarını oluşturan tapu kayıtları ve satış senetleri ile önceki tarihli ilamlar köy, mevki ve sınırları tek tek okunarak mahalline uygulanmaya çalışılmalı; yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarını oluşturan kayıtlarla denetlenmeli; bilinemeyen sınırlar konusunda taraflara tanıkla kanıtlama olanağı tanınmalıdır. Gösterilen sınırlar uzman fen bilirkişi kuruluna işaret ettirilmelidir.
Bu şekilde tarafların dayanağını oluşturan ve her biri değişebilir sınırlı olan tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazları kapsayıp kapsamadığı kesin olarak belirlenmeye çalışılmalıdır.
Yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazlar ile her bir bölümlerinin kime ait olduğu, kim tarafından hangi tarihten beri ne şekilde kullanıldığı, zilyetliğin kimden kime ve ne şekilde geçtiği, öncelerinin ne olduğu, fundalık ve çalılık olup olmadığı, özellikle dayanak değişebilir sınırlı tapu kayıtlarının kayıt miktar fazlası olan bölümleri ile dayanak tapu kayıtlarının kapsamları dışında kalan taşınmazların ilk olarak ne zaman kullanılmaya başlandığı, zilyetliğin kimden kime ne şekilde geçtiği gibi hususlar tek tek ve olaylara dayalı olarak sorulup saptanmaya çalışılmalıdır.
Yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmelidir. Üç kişiden oluşacak uzman ziraatçı bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazlar ve bölümlerinin tarımsal nitelikleri ile önceleri ve üzerlerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresini açıklar, gerektiğinde her bir taşınmazın değişik bölümleri hakkında çekilecek fotoğraflarla desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalıdır.
Üç kişiden oluşacak uzman fen bilirkişi kurulundan, keşif ve uygulamayı izleyip denetlemeye olanak verir, yerel bilirkişi ve tanıklarca gösterilen sınırlar işaretli, önceki men'i müdahale ve şuf'a davası krokileri ile devredilen 1970/64 ve 1970/72 Esas sayılı davalara konu olan bölümleri kadastro paftası üzerinde ayrı ayrı ve birlikte gösteren, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemek ve çekişmeli taşınmazların öncelerinin ne olduğunu belirlemek açısından bölgeye ait değişik tarihli memleket haritaları ile dava fotoğraflarını kadastro paftası ile çakıştırmalı şekilde gösteren ayrıntılı rapor alınmalıdır.
Bu şekilde yapılacak araştırma, inceleme uygulama sonucunda; tarafların dayanağını oluşturan her bir tapu kaydının çekişmeli taşınmazları kapsayıp kapsamadığı, kapsıyorsa 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20. maddesi hükümleri gözetilerek kapsamları belirlenmeli, dayanak kayıtların aynı yeri kapsadıklarının belirlenmesi halinde sahih esasa dayanan eski tarihli tapuya değer verileceği ve üzerlerinde sürdürülen zilyetliğin şekline, süresine göre her bir tapu kaydının 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13/B-c maddesi uyarınca hukuki değerini koruyup korumadığı açıklığa kavuşturulmalıdır.
Ayrıca, davaya katılan her bir müdahilin satın alma senetleri ile yerel bilirkişi ve tanık sözlerine göre bayi veya bayilerinin kimler olduğu belirlenmeli, katılanların bayilerinin akdi veya irsi halefleri olmaları nedeniyle, bayileri ile görülmüş önceki davaların hukuki durumlarını etkileyip etkilemediği üzerinde durulmalıdır.
Kadastro sırasında çekişmeye konu taşınmazların tümünün malik hanelerinin açık olması nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca re'sen gerçek malik araştırması zorunluluğu da dikkate alınmalıdır. Davacı ...'nin çekişmeli taşınmazlar üzerinde kayden hakkının kalıp kalmadığı özellikle tartışılıp değerlendirilmelidir.
Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasından re'sen gözetilmesi zorunlu olduğundan, müdahillerin dayandıkları akdi ilişkilere göre haklarının tespit gününden önce doğup doğmadığı araştırılarak; tespit gününden sonra doğan haklara ilişkin istekler yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 25/son maddesi uyarınca Kadastro Mahkemesinin görevli olmadığı gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği de düşünülmelidir.
Bundan sonra toplanan ve toplanacak bütün deliller birlikte değerlendirilerek ve yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek bir hüküm kurulmalıdır.
Kabule göre de; çekişmeli 85 ada 4 parsel sayılı taşınmaz ile çekişmeli 82 ada 9 parsel sayılı taşınmazın hükme esas alınan uzman bilirkişiler rapor ve krokisinde 37 numaralı olarak gösterilen bölümü hakkında hüküm kurulmaması; çekişmeli 82 ada 9 parsel sayılı taşınmazın ilgilileri adına tesçile karar verilen bölümleri arasında kalan yol niteğindeki bölümlerinin tesçili veya haritasında yol olarak gösterilmesi şeklinde hüküm kurulmamasında da isabet bulunmamaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/1824, K. 2010/7058, 2 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama