KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/1957 E., 2010/6263 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
Karar Metni
707 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 736 parsel sayılı 223 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Tapulama Mahkemesinin, tutanağın usulüne uygun düzenlenmesi için Tapulama Müdürlüğüne iadesine ilişkin kararı ile yeniden tutanak düzenlenerek tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mirasçılarının tam olarak bilinememesi nedeniyle ... ve...mirasçıları adlarına eşit paylarla tespit edilmiştir.
3402 sayılı Yasa'nın geçici 5.maddesinde değişiklik yapan 5304 sayılı Yasa'nın 12. maddesi gereğince tutanak, askı ilanına çıkartılmıştır. Davacı ... askı ilan süre içerisinde taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kaldığı ve Zilkade 288 tarih 176 sıra numaralı tapu ile kayıtlı bulunduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 736 sayılı parselin yarı payının ... mirasçıları adına, yarı payının da Abdülaziz Sönmez mirasçıları adına miras payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaza tespitte uygulanan tapu kaydının uyduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Kadastro tespitinde taşınmaz Temmuz 91 yoklama ve 3 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak eşit paylarla ... ve biraderi...mirasçıları adlarına tespit edilmiştir.
Taşınmaz ile ilgili Mahkemenin 1952/1459 Esas sayılı dosyasında Nüfus Müdürlüğünce ...'nın 1341 yılı nüfus tahririnden önce öldüğü, oğlu ...'ın kayıtlı bulunduğu bildirilerek Ölü ... oğlu ... ...'in gönderilen nüfus kaydına göre ...'ın ölümü ile ..., , ve ..'in mirasçı olarak kaldığı anlaşılmaktadır. Mahkemenin 1952/1459-1976/373 sayılı Kararının başlığında bu şahıslar ... mirasçısı olarak gösterilmiştir.
Yine 1952/1459 Esas sayılı dosyada ... ve ... mirasçılarının kim olduklarının tespiti istenmiş, köy muhtarlığınca düzenlenen ilmühaberde...mirasçıları olarak ... , ... mirasçıları olarak da Müştak ...ve ... ... olduğu bildirilmiştir. Mahkemece 1.7.1881 doğumlu ... oğlu 1957 yılında ölen ..., ... olarak kabul edilerek mirasçıları ... mirasçıları olarak davaya dahil ettirilmiş ve adlarına tescil kararı verilmiştir.
Oysa ... adına kayıtlı tapu kaydının tarihi, dosya içinde bulunan 1952/1459 Esas sayılı dosyada yapılan araştırma ve nüfus kayıtları ile mahkemece getirtilen nüfus kayıtlarına göre davaya ... mirasçısı olarak dahil ettirilen bu şahısların ... mirasçıları olduğu tam olarak anlaşılamamaktadır. Böylece
tespit maliki ... mirasçıları yöntemince saptanıp, taraf teşkilinin buna göre tamamlanması gerektiği halde, tespit maliki ile irs ilişkisi dosya kapsamı ile kanıtlanmamış olan ...mirasçılarına karşı davanın yürütülmesi isabetsizdir. Yine tespit maliki...olduğu halde Mahkemece ... mirasçılarının araştırılması ve bu şahsın mirasçılarının tespit edilemediğinin kabul edilmesi de isabetsizdir.
Ayrıca, davacı Hazinenin dayandığı Zilkade 288 tarih 176 sıra numaralı tapu kaydı uygulaması da hüküm kurmaya yeterli değildir. Tapu uygulaması sırasında komşu 735 sayılı parsele ilişkin dava dosyası getirtilmemiş, bu parsele uyduğu hükmen belirlenen kaçak ve yitik kişi adına kayıtlı tapu kaydının taşınmaz yönünü ne olarak gösterdiği üzerinde durulmamıştır.
Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle tespit malikleri ... ve ... mirasçıları yöntemince saptanıp, taraf teşkili buna göre tamamlanmalı, taraf teşkili tamamlandıktan sonra tespitte uygulanan ... ve biraderi...adına kayıtlı Temmuz 91 yoklama ve 3 sıra numaralı tapu kaydının mevkii ve miktar hanesini, davacı Hazinenin dayandığı Zilkade 288 tarih ve 176 sıra numaralı tapu kaydının mevkiini de gösterir şekilde tapu kayıtları Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Arşiv Dairesi Başkanlığından, komşu 735 sayılı parsele ilişkin dava dosyası bulunduğu yerden getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra taşınmaz başında yöreyi iyi bilen,
elverdiğince yaşlı ve tarafsız şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile fenni bilirkişi katılımı ile keşif yapılmalıdır.
Yerel bilirkişi yardımı ve fenni bilirkişi eliyle davacı Hazinenin tapu kaydı ve tespitte uygulanan davalı tapu kaydı zemine uygulanmalı, tapu kaydının sınırları zeminde tek tek gösterilmeli, yerel bilirkişilerce zeminde gösterilen sınırlar, fenni bilirkişi krokisine de işaret ettirilmeli, bilenmeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağı tanınmalı, uygulamada komşu 735 sayılı parselin dava dosyasında bu parsele uyduğu hükmen belirlenen tapu kaydının taşınmaz yönünü ne olarak gösterdiği belirlenmeli, tapu uygulamasına ilişkin beyanlar komşu parsel kayıtları ile denetlenmeli,
fenni bilirkişiden tapu kayıtlarının uygulamasını gösterir ve keşfi izlemeye elverişli krokili rapor alınmalı, tapu kayıtlarının kapsamları kesin olarak belirlenmeli, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın ilk zilyedinin kim olduğu, kim tarafından ne zamandan beri ne surette kullanıldığı, kaçak ve yitik kişilerden kalıp kalmadığı sorularak taşınmazın kaçak ve yitik kişilerle ilgisinin bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılmalı, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/1957, K. 2010/6263, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama