KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/1994 E., 2010/4307 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2010
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
1.074 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1972 yılında yapılan kadastro sırasında 679 parsel sayılı 21.900 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kadim mera olarak sınırlandırılarak tespit edilmiştir. Davacı ... ..., 19.04.1983 tarihli dava dilekçesi ile adına tespit edilen ... parsel sayılı taşınmazların devamında kalan 679 parsel sayılı taşınmazın sınırlandırılmasının iptali ve tescil istemiyle tapu kaydına dayanarak dava açmıştır.
Yine davacı ... ... vekili, 05.05.1983 tarihli dava dilekçesi tespit harici bırakılan 339, 340 ve 341 parsel sayılı taşınmazlar arasında kalan bir bölüm yer ile 340 parsel sayılı taşınmazın batısında kalan diğer bir bölüm yerin davacı adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda 669 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi ...'ün tanzim ettiği krokide belirttiği gibi 10000 m2'lik kısmının iptali ile bu kısmın ifrazen ve en son parselle davacı adına tapuya tesciline, yine teknik bilirkişi ... tarafından tanzim edilen krokide gösterilen ...
Köyü 341 nolu parselin yüzölçümünün krokide belirtildiği gibi 18000 daha tashih edilerek tapuda ve krokide düzeltilerek davacı adına tesciline, yine ...
Köyü 341 sayılı parselin uzantısı olduğu anlaşılan, teknik bilirkişi ...'ün krokisinde belirtilen 4000 m2'lik bölümün de 341 sayılı parsele ilavesi ile yüzölçümlerinin tashihine ve tapuda yine krokide de tashih edilerek davacı adına düzeltilerek tesciline" karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ile davalı Tapu Sicil Müdürlüğüne izafeten Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece; çekişmeli 679 parsel sayılı taşınmazın 10.000 m2'lik bölümünün davacının dayanağını oluşturan tapu kaydı kapsamında kaldığı ve davacı yararına edinme koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Yapılan kayıt uygulaması yeterli olmadığı gibi, çekişmeli bölümün tespitteki niteliği itibariyle yöntemince mera araştırması yapılmadan ve uzman ziraatçı bilirkişiden rapor alınmadan karar verilmesinde de isabet bulunmamaktadır. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez.
Doğru sonuca ulaşılabilmesi için varsa davacının dayanağını oluşturan tapu kaydının krokisi ve özellikle icra satış dosyasında bulunabilecek krokisi dosya içine getirtildikten sonra, üç kişiden oluşacak ziraatçı bilirkişi kurulu, jeolog bilirkişi, komşu köylerde oturan ve davada yararı bulunmayan elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve tespit bilirkişileri hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak keşifte, davacının dayanağını oluşturan ve 660 ile 661 parsel sayılı taşınmazlara miktarından fazla revizyon görmüş tapu kaydı, varsa uygulanabilir krokisi uygulanmak suretiyle, krokisi yoksa mevki ve tüm sınırları tek tek okunmak suretiyle mahalline uygulanmaya çalışılmalı, gösterilen sınırlar fen bilirkişisi
tarafından krokisinde işaret edilmelidir. Uygulamada komşu taşınmazlara ait tutanak örnekleri ile dayanakları kayıtlardan yararlanılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkiler yöntemince giderilmelidir.
Özellikle dayanak tapu kaydının güney sınırında okunan "Karasu"nun uzman bilirkişi tarafından 660 ile 661 parsel sayılı taşınmazlarla arada kalan dere olarak işaretlenmesi nedeniyle, çekişmeli bölümün ne şekilde dayanak tapu kaydının kapsamında kaldığı tartışılıp değerlendirilmelidir.
Çekişmeli bölümün tespit niteliği itibariyle yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli bölümün öncesinin ne olduğu, kimler tarafından hangi tarihten beri ne surette kullanıldığı, öncesinin mera olup olmadığı, komşu mera taşınmazından ne şekilde ayrıldığı gibi hususlar olaylara dayalı olarak tek tek sorulup saptanmalıdır.
Keşfe katılacak ziraatçı bilirkişi kurulundan çekişmeli bölümün tarımsal niteliğini bildirir, mera olup olmadığını açıklar, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir, gerektiğinde çekişmeli bölümün değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalıdır. Keşfe katılacak Jeolog bilirkişiden, çekişmeli taşınmazın dere yatağında veya derenin etkisinde kalıp kalmadığını bildirir ayrıntılı rapor alınmalıdır.
Yine keşfe katılacak uzman fen bilirkişisinden keşif ve uygulamayı izleyip denetlemeye olanak verir, yerel bilirkişi ve tanıklarca gösterilen sınırların işaretlenmiş olduğu çekişmeli bölüm ile komşularını yan kesit krokisi ile de gösteren ayrıntılı rapor alınmalıdır.
Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre; çekişmeli bölümün dayanak tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı, tapu kaydı kapsamında kalmıyorsa öncesinin mera olup olmadığı ile öncesi mera değilse davacı yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluşup oluşmadığı hususları takdir edilerek bir karar verilmelidir.
Belirtilen şekilde araştırma yapılmadan karar verilmiş olması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de, hükümde çekişmeli taşınmazın parsel numarasının yanlış yazılmış olması ve uzman fen bilirkişisinden kabule ilişkin karar verilen bölümü gösterir şekilde ayrıntılı kroki alınmadan infazda tereddüt oluşturur şekilde hüküm kurulmuş olması da isabetsiz olup, Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
2- Uzman fen bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 18.05.1989 tarihli raporda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümlerin davacının dayanağını oluşturan tapu kayıtları kapsamında kaldığı ve davacı yararına edinme koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Yapılan kayıt uygulamaları yeterli olmadığı gibi, (A) ve (B) harfleri ile gösterilen çekişmeli bölümlere bitişik olan 340 parsel sayılı taşınmazın güneyinde kalan taşınmazın parsel numarası belirlenerek; tutanak örneği ile varsa dayanağı kayıtlar dosya içine getirtilmeden ve uzman ziraatçı bilirkişiden rapor alınmadan karar verilmiş olması da isabetsizdir. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez.
Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, varsa davacının dayanağını oluşturan tapu kayıtlarının krokileri ile özellikle icra satış dosyası içinde bulunabilecek krokiler, (A) ve (B) harfleri ile gösterilen çekişmeli bölümler ile 340 parsel sayılı taşınmazın güneyinde kalan taşınmaza ait onaylı tutanak örneği ve varsa tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle, kadastro tespitinin dayanağını oluşturan kayıtları dosya içine getirtilerek güneyden komşu olan taşınmazların mera ya da diğer ortamalı niteliğindeki taşınmazlardan olduğunun belirlenmesi halinde çekişmeli taşınmaz bölümlerinin bu nitelikteki yerlerden elde edilip edilmediğinin belirlenmesi,
bu nedenle mahallinde yeniden yapılacak keşifte dayanak tapu kayıtları, öncelikle varsa uygulanabilir krokileri uygulanıp kapsamları belirlenmek suretiyle, uygulanabilir krokileri yoksa mevki ve sınırları tek tek okunmak suretiyle mahalline uygulanmalı ve tapu kayıtlarına yöntemince kapsam tayin edilmelidir. Uygulamada komşu parsellere ait tutanak ve kayıtlardan yararlanılmalı ve zemindeki arklar ile yolların kadim olup olmadığı üzerinde durulmalıdır.
Uzman fenni bilirkişiden keşif ve uygulamayı izleyip denetlemeye olanak
veren, kayıt uygulamalarını gösteren ayrıntılı rapor alınmalıdır. Keşfe katılacak yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, hangi tarihten beri kim tarafından ve ne şekilde kullanıldığı ile davacı taraf yararına edinme koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında olaylara dayalı olarak bilgi alınmalıdır.
Dosya içine getirtilecek kayıtlara göre çekişmeli bölümlerin güneyinde mera veya diğer ortamalı niteliğindeki yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde ise komşu köylerde oturan ve davada yararı bulunmayan elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile üç kişilik ziraatçı bilirkişi kurulu katılımı ile keşif yapılarak 679 sayılı parselle ilgili bölümde açıklandığı gibi yöntemince mera araştırması yapılmalı, keşfe katılacak ziraatçı bilirkişiden çekişmeli bölümlerin tarımsal niteliğini bildirir,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/1994, K. 2010/4307, 17 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama