KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/2361 E., 2010/3226 K.·Mahkemesi : Bakırköy 2. İcra Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2010
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma
Ticareti terk hükümlerine muhalefet etmek suçundan sanık ...'in İİK'nun 337/a maddesi gereğince 3 ay hafif hapis ve 5252 sayılı Yasa'nın 7/1-3.maddeleri gereğince 1.800.00 TL. idari para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının temyiz isteminin reddi istemli tebliğnamesiyle dosya, Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Suçun işlendiği 1.7.2008 tarihinde yürürlükte bulunan İİK'nun 337/a-1.maddesindeki "44 üncü maddeye göre mal beyanında bulunmayan veya beyanında mevcudunu eksik gösteren veya aktifinde yer almış malı veya yerine kaim olan değerini haciz veya iflas sırasında göstermeyen veya beyanından sonra bu malları üzerinde tasarruf eden borçlu, bundan zarar gören alacaklının şikâyeti üzerine,
üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." hükmü dikkate alındığında, isnat edilen eylemin müeyyidesi “hapis” cezası olarak düzenlenmesine rağmen, mahkemece yapılan yargılama sonucunda sanığın 3 ay hafif hapis cezasına çarptırılıp, neticeten idari para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi isabetsiz ise de sonuç itibarıyla hükmün kesin nitelikte olmasını etkilemediği anlaşılmakla yapılan inceleme sonucunda;
5237 sayılı TCK’nun 50/5.maddesinde yer alan “Uygulamada asıl mahkumiyet bu madde hükümlerine göre çevrilen adli para cezası veya tedbirdir” şeklindeki düzenlemeye temyiz konusunda bir istisna getirilmemiş olmasına ve hüküm tarihi itibarıyla 647 sayılı Kanun’un 4/4.maddesinin yürürlükten kaldırılmış bulunmasına göre; sanığa gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan tayin olunan cezanın miktar ve nev’i itibarıyla hükmün, 21.07.2004 tarih ve 25529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Yasa’nın 3/B maddesi ile değiştirilen CMUK’nun 305/1.maddesi uyarınca, kesin olup, temyizi mümkün olmadığından,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/2361, K. 2010/3226, 26 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama