KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/245 E., 2010/3762 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2010
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında kadastro tespitinden ... dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Kadastro sırasında 147 ada 331 parsel sayılı 1.633.957,46 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli 147 ada 331 sayılı parselin (B) harfi ile gösterilen bölümünün davacı ... adına, geriye kalan bölümünün tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; çekişmeli 147 ada 331 sayılı parselin Fen Bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümünün tarım arazisi niteliğinde olduğu ve davacı taraf yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.
Davacı dilekçesinde 147 ada 331 sayılı parseli dava konusu etmiş, ancak keşif mahallinde 147 ada 331 sayılı parsele bitişik olan 147 ada 27 sayılı parseli dava konusu yer olarak göstermiştir.
Yapılan keşif sonucu düzenlenen 07.08.2009 tarihli fen bilirkişisi rapor ve krokisinden de (A) ve (B) harfleri ile gösterilen ve davacının adına tescilini talep ettiği bölümlerin 147 ada 331 sayılı parsel içinde kalmadığı, davacı adına tespit edilip tespiti kesinleşen 147 ada 27 sayılı parsel içinde kaldığı anlaşılmıştır.
O halde davacıdan 147 ada 331 sayılı parsele yönelik davası olup olmadığı sorulmalı, davasının bulunması halinde delilleri toplandıktan sonra işin esası incelenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/245, K. 2010/3762, 24 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama