KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/3586 E., 2010/3693 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2010
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden ... dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında irsen intikal, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve bağış nedenleri ile 103 ada 5 parsel sayılı 3620,35 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... ..., 103 ada 6 parsel sayılı 3536,37 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde babasından intikal eden ve kendisine ait olan 103 ada 1 ve 2 parsellerin bir bölümünün davalılara ait taşınmazlar içinde ölçüldüğü iddiasına dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 5 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümünün 5 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek 2 parsel sayılı taşınmaza ilave edilmesine, çekişmeli 103 ada 6 parsel sayılı taşınmazın krokide (B) harfi ile gösterilen bölümünün davalı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır.
Yargılama sırasında davacı, taşınmazların 1981 yılında yapılan kamulaştırma sırasında Kaymakamlık tarafından babası ... ... adına tahsis edildiğini ileri sürmüş, mahkemece ilgili kurumlardan kamulaştırma belgeleri istenilmiş, her ne kadar kurumlardan gelen cevap yazılarında kamulaştırma belgelerine rastlanmadığı belirtilmiş ise de dosya içerisine getirilen 2006/4 esas sayılı dosyada kamulaştırma belgelerinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için taşınmazlar başında yukarıda bahsedilen dava dosyası içerisinde bulunan kamulaştırma belgeleri de göz önünde bulundurularak yeniden keşif yapılmalı, kamulaştırmaya ilişkin kroki zemine uygulanarak taraflara verilen yerlerin kapsamı belirlenmeli, belirlenecek yerler yönünden zilyetliğin başlangıcı, sürdürülüş biçimi, kimden kime ve ne surette intikal ettiği ve ne şekilde kullanıldığı yönünde dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı olarak bilgi alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/3586, K. 2010/3693, 13 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama