KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/387 E., 2010/4579 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2010
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 127 ada 34 parsel sayılı 20931.26 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/2 payı ... mirasçıları davacı ve davalılar adına verasette iştirak şeklinde, 1/2 payı da davacı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde tapu kaydına, taşınmazı tapu malikleri olan babası ve abisinden devraldığı ve zilyet bulunduğu iddiasına dayanarak tamamının adına tescil istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 127 ada 34 sayılı parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, tespite dayanak yapılan tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uyduğu, tapu kaydının eşit paylarla davacı ... ve kardeşi ... ... adına kayıtlı olduğu, ... ...'ın 1993 yılında ölümü ile mirasının kardeşi davacı ile davalılara kaldığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama, hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Davacının dayandığı Haziran 1963 tarih ve 81 sıra numaralı tapu kaydının kadastro tespiti sırasında dava dışı 127 ada 29 sayılı parsele uygulandığı ve kaydın bu parsele uyduğu, çekişmeli taşınmaza ise tespitte uygulanan kayıtlardan T.evvel 1936/41 nolu sicilden gelen K.Evvel 935/15 ve 15.12.1950/106 nolu tapu kaydının uyduğu mahallinde yapılan keşif ve uygulama ile belirlenmiştir.
Buna göre taşınmazın öncesi; eşit paylarla davacı ...'ın babası ... ... ve abisi ... ...'a ait iken, ... ...'ın payı bağış yolu ile davacıya intikal etmiş. 1/2 pay ise abisi ... ... üzerinde kalmıştır. ... ...'ın 1993 yılında dul ve çoçuksuz ölümü ile de mirasçıları olarak davacı ... ile tespit malikleri olan diğer kardeşleri kalmıştır. Mahkemenin bu yöne ilişkin kabulü doğru ise de, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13/B-b koşullarının varlığı tartışılıp değerlendirilmemiştir.
Keşifte dinlenen yerel bilirkişiler ve davacı tanığı, tapu maliklerinin paylarının davacıya geçtiği ve davacının 25-30 yıldır zilyet bulunduğu şeklinde beyanda bulunmuşlardır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13/B-b maddesinde öngörülen şartların oluşması halinde tapu dışı temlike değer verilmesi zorunludur. Tapu dışı temlikin varlığını, tarihini ve şartlarını kanıtlamak yükümlülüğü, buna dayanan
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/387, K. 2010/4579, 28 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama