KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/4574 E., 2010/5234 K.·Mahkemesi : ... 2. İcra Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2010
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememek suçundan sanıklar ... ve ...'in ayrı ayrı İİK'nun 333/a, TCK'nun 52/2, 51/a, 52/4.maddeleri gereğince 3.600.00 TL ve 4.000.00TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1- Sanıklara isnat edilen suç İİK'nun 333/a maddesinde, "Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara soktukları takdirde, bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması hâlinde, alacaklının şikâyeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis, ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır" şeklinde düzenlendiği dikkate alındığında;
suçun oluşup oluşmadığının saptanabilmesi için takibin kesinleştiği tarih itibariyle borçlu şirketin borcu ödeme gücüne sahip olup olmadığı bilirkişi marifetiyle belirlenerek, ödeme emrinde borcu ödemesi için tanınan sürenin son günü suç tarihi olarak kabulü ile buna göre şikayetin süresinde olup olmadığının, şikayetin süresinde yapıldığının anlaşılması halinde ise bu kez delil durumuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
2- Anayasa'nın 141.,CMK'nun 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık olması ve Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, sanıkların eyleminin ve suçun ne olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan ve mahkumiyete ilişkin kabulün hangi delillere dayandığı açıklanmadan, gerekçeden yoksun olarak hüküm kurulması,
3- Sanıklar hakkında hapis cezası asgari hadden tayin edildiği halde, para cezasının asgari hadden ayrılmak suretiyle tayin edilerek cezanın bireyselleşmesi konusunda çelişkiye düşülmesi,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/4574, K. 2010/5234, 20 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama