KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/5802 E., 2012/188 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2012
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
Karar Metni
1.629 kelime·8 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 05.02.2008 gün ve saatte temyiz eden Hazine vekili Avukat ... ve ... vekili ... geldiler. Aleyhine temyiz istenilen taraftan gelen olmadı. Gelenlerin yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 1, 17; 102 ada 1, 63; 108 ada 10 parsel sayılı 3800.35, 7917.02, 260.95, 5156.05, 753.39 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan bahisle malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
101 ada 2, 3 ve 4 parsel sayılı 829.91, 259.89, 12722.87 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 101 ada 2 ve 4 sayılı parseller tapu kayıtları ile Hazine adına, 101 ada 3 sayılı parsel ise irsen intikal, pay satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşlarının davalılar aleyhine açtığı tescil davası, nizalı taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmesi nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonunda sulh doğrultusunda davanın kabulüne dair verilen karar, Yargıtay 17. Hukuk Dairesince “uyuşmazlığın Kadastro Kanunu'nun 30. maddesine göre çözümlenmesi gerektiğinden taşınmazların orijinal kadastro paftalarının getirtilmesi, 3402 sayılı Kanun'un 11. maddesince 30 günlük askı ilanlarının yaptırılması, yeniden keşif yapılarak taşınmazların öncesinin ne olduğu, kimden kime kaldığı, zilyetliğin başlangıç tarihi ve süresinin sorulup saptanması, komşu parsellerin kadastro tespit tutanakları ve dayanakları getirtilerek taşınmazlar yönünü ne olarak gösterdiğinin belirlenmesi,
fen bilirkişiye krokili rapor düzenlettirilmesi gerektiği gibi, kabule göre de, taşınmazların paylar belirtilmek suretiyle hak sahipleri adına tesciline karar vermek gerekirken veraset ilamına yollama yapılmasının doğru olmadığına” değinilerek bozulmuştur.
Davacı Hazinenin, adına tespit gören 101 ada 2 sayılı parselin yüzölçümünün dayanak tapu kaydına göre eksik olduğunu ileri sürerek eksik miktarın 101 ada 1, 3 ve 4 sayılı parsellerden tamamlanması istemi ile açtığı tespite itiraz davası sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın temyizi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesince; “davaya konu edilen 101 ada 1 sayılı parselin Kadastro Mahkemesinin 2000/1 esasında kayıtlı bulunan davanın halen derdest bulunduğundan HUMK.nun 45. maddesi uyarınca davaların birleştirilerek sonuçlandırılması” gereğinden bahisle bozulmuştur.
Yine 101 ada 17 sayılı parsel hakkında Hazine tarafından Kıyı Kanunu'na göre kıyı niteliğinde bulunduğundan Hazine adına tescili gerektiği iddiası ile açılan tespite
itiraz davası sonunda davanın reddine dair verilen karar, Yargıtay 16.Hukuk Dairesince “dava konusu 101 ada 17 sayılı parselin Kadastro Mahkemesinin 2000/1 Esasında davalı bulunduğundan aynı parsele yönelik davaların birleştirilerek görülmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur.
Kadastro Mahkemesince, bozma kararlarına uyularak ve genel mahkemelerden aktarılan dava ile Hazinenin açtığı dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda 101 ada 1 sayılı parselin ... mirasçılarına ait olmakla birlikte, kamulaştırma nedeniyle Hazine adına tesciline.
101 ada 17 sayılı parselden kamulaştırma sonucu ifraz edilen 2031.68 metrekare yüzölçümündeki 101 ada 33 sayılı taşınmaz ile 279.93 metrekare yüzölçümündeki 101 ada 34 sayılı parsellerin kök muris ... mirasçılarına ait olmakla beraber kamulaştırma nedeniyle Hazine adına tesciline, kalan 5605.41 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın ise 101 ada 17 sayılı parsel altında Keleşbekiroğlu ... mirasçıları adına (mirasçısı ...'ın payı satış nedeniyle ... mirasçılarına verilerek) payları oranında tesciline,
102 ada 1 ve 108 ada 10 sayılı parsellerin ... mirasçıları adına (mirasçısı ...'ın payı satış nedeniyle ... mirasçılarına verilerek) payları oranında tesciline, 102 ada 63 sayılı parsel hakkında Kadastro Mahkemesinin 1998/1 Esas sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama sonunda 14.07.1999 tarihli 1999/22 Karar sayılı ilamı ile tescile ilişkin karar verilip kesinleştiği ve tapu kaydı oluştuğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davacı Hazinenin 101 ada 3 sayılı parsele ilişkin davasının reddine,
101 ada 1 ve 101 ada 4 sayılı parseller maliki Hazine olup dava konusu kalmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, müdahil davacı ... vekili, davalılar , ... ve ... vekili ve davacı (davalı) Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece 102 ada 63 sayılı parsel hakkında evvelce ... mirasçıları arasında görülen dava sonunda verilen hükmün kesinleştiği ve sicil oluşturulduğundan bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir;
a) ... mirasçılarının temyizi yönünden; taşınmazın ...'den geldiği tarafların önceki hüküm ile yaptıkları sulhun bağlayıcı olduğu hususlarına değinmişler ise de; Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan hisseye vaki men'i müdahale davasından aktarılan Kadastro Mahkemesinin 1998/1 Esas, 1999/22 Karar sayılı dosyası ile dava ...'in murisi olan ... 'nun tüm mirasçıları arasında cereyan etmiş ve taşınmazın daha üst muris Mustafa Keleşbekiroğlu’ndan geldiği ve taksim edilmediği yönündeki kabulü temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. Sulhten sonra kesinleşen bu karar, sulhu de içerecek şekilde tüm tarafları bağlayacağı tartışmasızdır. Bu nedenle sulhe itibar edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, ... mirasçılarının temyiz itirazlarının REDDİNE,
b) Hazinenin temyiz itirazlarına gelince. 102 ada 63 sayılı parsel hem Asliye Hukuk Mahkemesinin 1992/42 Esas sayılı dosyası ile mirasçı ...'in bir kısım mirasçılar aleyhine açtığı men'i müdahale, hem de Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/74 Esas sayılı dosyası ile görülen mirasçı Haşim Güleç ve arkadaşlarının ..., Hazine, Köy Tüzel Kişiliği ve ... aleyhine açtığı tescil davası ile davalı olduğu anlaşılmaktadır.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 1992/42 Esas sayılı ve mirasçılar arasında görülen hisseye vaki müdahalenin men'i davasından aktarılan dava sonunda Kadastro Mahkemesinin 1998/1 Esas, 1999/22 Karar sayılı ilamı bu parsel hakkında tescil kararı verilerek sicil oluşturulmuştur. Ancak bu davada Hazine taraf değildir. Önceki hükmün iş bu davada Hazineyi bağlamayacağı tartışmasızdır.
102 ada 63 sayılı parsel, aynı zamanda Keleş Bekiroğlu ... mirasçıları arasında görülen ve Hazinenin de taraf olduğu tescil
davasından aktarılan iş bu dava dosyasında da dava konusu olduğu halde Hazine yönünden 102 ada 63 sayılı parsel hakkında hüküm kurulmamış olması isabetsiz ve bozmayı gerektirmektedir.
Ancak mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere, keşif ve uygulamaya, men'i müdahale davasında Mustafa Keleşbekiroğlu mirasçıları lehine iktisap şartlarının gerçekleştiği ve sulhun ... mirasçıları arasında geçerli olduğu göz önünde bulundurularak hüküm kurulmuş olmasına göre taşınmazın men'i müdahale davasından aktarılan Kadastro Mahkemesinin 1998/1 Esas, 1999/22 Karar sayılı ve 14.07.1999 tarihli ilamı gibi ... ve ... mirasçıları dışındaki Mustafa Keleşbekiroğlu mirasçıları adına tesciline karar verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece tescil hükmü kurulmaması isabetsiz ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden hükmün (6) nolu bendinin karardan çıkartılarak yerine “Hisar Köyü 102 ada 63 sayılı parselin evvelce hükmen oluşturulan tapu kaydı gibi, tamamı 28160 hisse hesabıyla;
... oğlu: 576/28160, ...: ... kızı 567/28160, ...: (... eşi) 384/28160, ...: ... oğlu 1536/28160,...: ... kızı 3072/28160, ...: ... oğlu 1024/28160, ...: ... kızı 1024/28160, ...: ... oğlu 1024/28160, ...: ... kızı 1024/28160, ...: ... kızı 960/28160, ... : ... oğlu 960/28160, ...: ... oğlu 960/28160, ... ...: ... kızı 960/28160, ...: ... kızı 3840/28160, ... ... kızı 960/28160, ... : ... oğlu 1440/28160, ...l: ... oğlu 1440/28160, ... ... oğlu 912/28160, ...: ... oğlu 912/28160, ...: ... kızı 912/28160, ... ...: ... kızı 192/28160, ... ...: ... oğlu 228/28160, ... ...: ... kızı 228/28160, ... ...: ... oğlu 228/28160,
... ... ...: ... oğlu 228/28160, ...: ... kızı 384/28160, ...: ... oğlu 288/28160, ...: ... oğlu 288/28160, ...: ... oğlu 288/28160, ...: ... kızı 288/28160, ...: ... kızı 254/28160, ...: ... kızı 154/28160, ...: ... kızı 154/28160, ...: ... oğlu 154/28160, ...: ... kızı 154/28160, ...: ... oğlu 154/28160 pay olarak tesciline” sözcükleri yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA,
2- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre 101 ada 3 sayılı parsele yönelik sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak Hazinenin, adına tespit edilen 101 ada 2 sayılı parselin miktar eksikliği için açılan dava nedeniyle bu parsel davalı olduğu halde tescil hükmü kurulmaması ve sicil oluşturulmaması isabetsizdir.
Ne varki 101 ada 3 sayılı parsel hakkında Hazinenin tespit malikleri aleyhine açtığı kamulaştırma nedeniyle tescil davası sonunda Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/47 Esas-2005/44 Karar sayılı ilamı ile Hazine adına tescil kararı verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın (7) numaralı bendinin 1.fıkrasının sonunda yer alan “REDDİNE” sözcüğünden sonra gelmek üzere “ve kamulaştırma nedeniyle Hazine adına tesciline” sözcüklerinin hükme eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA,
3- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre 101 ada 2 sayılı parsele yönelik sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak miktar eksikliği nedeniyle çekişme konusu yapılan ve Hazine adına tespit edilen 101 ada 2 sayılı parsel hakkındaki kararda "101 ada 1 sayılı parsel" olarak yazılması isabetsiz ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın (7) numaralı bendinin 2. Fıkrasının hüküm fıkrasından çıkartılmak suretiyle yerine "101 ada 2 ve 101 ada 4 sayılı parsellerin Hazine adına tesciline" sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA,
4- a) Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; Hazinenin yerinde görülmeyen ve çekişme konusu 108 ada 10; 102 ada 1, 101 ada 17 sayılı parselden ifraz edilen 101 ada 33 ve 34 sayılı taşınmaz bölümleri dışında kalan 5605.41 m2 bölüme yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE;
b) ... mirasçılarının bu taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince; bu parseller hakkında davada taraf olan tüm ... mirasçılarının yaptıkları sulh anlaşması gereğince taşınmazların tesciline ilişkin 14.07.1999 tarih ve 1998/11 Esas-1999/21 Karar sayılı önceki hükmü sadece Hazine temyiz etmiş; böylece sulhun tarafları olan ... mirasçıları yönünden verilen hüküm kesinleşmiştir.
Hal böyle olunca çekişme konusu 108 ada 10; 102 ada 1 sayılı parseller ile 101 ada 17 sayılı parselden ifraz edilen 101 ada 33 ve 34 sayılı taşınmaz bölümleri dışında kalan 5605.41 metrekare yüzölçümündeki bölümü hakkında mirasçılar arasında yapılan sulh gereğince ve kesinleşen mahkeme kararı gereğince tescil kararı verilerek 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30. maddesi gereğince açık bulunan sicilin oluşturulması gerekirken,
taşınmazların yazılı olduğu şekilde tüm ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesi isabetsizdir. ... mirasçılarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile 108 ada 10 ve 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar ile 101 ada 17 parselin ifraz edilen 33 ve 34 parseller dışında kalan 5.605,41 metrekare yüzölçümündeki bölümüne ilişkin hükmün BOZULMASINA,
5- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre çekişme konusu 101 ada 1, 101 ada 17 sayılı parselden ifraz edilen 101 ada 33 ve 34 sayılı parsel altında tescil edilen bölümlerinin kamulaştırma nedeniyle Hazine adına tesciline karar verilmesin de isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak sulh anlaşmasına göre tesis edilen ve Hazine dışındaki taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleşen 14.07.1999 tarih 1998/11 Esas, 1999/21 Karar sayılı önceki hükme göre taşınmazların kime ait olduğuna karar verilmesi gerekirken taşınmazların ... mirasçılarına ait olduğuna karar verilmesi isabetsizdir. ... mirasçılarının 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile 101 ada 17 parselden ifraz edilen 101 ada 33 ve 34 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/5802, K. 2012/188, 25 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama