KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/6241 E., 2011/4312 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
- Dava türü
- KADASTRO
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Kadastro sırasında 123 ada 85 parsel sayılı 54409,94 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı yararına zilyetlik yolu ile edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek sureti ile davanın esasına ilişkin olarak kabul kararı verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine ve yasa hükümlerine uygun bulunmamaktadır. 09.11.2009 tarihli duruşmada davalı vekili olarak dosyaya vekaletname sunan Av. ...’nin vekilliğine karar verilmiş, aynı tarihli ara karar ile de eksik vekalet harcını tamamlanması istenilmiştir.
Ara karar gereğinin yerine getirilmemesi üzerine bu defa davalı vekiline eksik harcı tamamlamak üzere kesin süre verilmiş, kesin süre ile ilgili meşruhatlı davetiye vekilin yanında çalışan işçisi imzasına tebliğ edilmiş, kesin süre içinde eksik harcın tamamlanmadığı gerekçe gösterilerek 08.01.2010 tarihli duruşmada vekilliğe kabul kararının geri alınmasına karar verilmiştir.
Davalı vekiline vekaletname suret harcını yatırması için verilen kesin süre ihtarına ilişkin tebligat, ihtar içeriğinde kesin sürenin sonuçlarının açıklanmamış olması nedeni ile geçersiz olduğu gibi, ihtarnamenin geçerli olduğu kabul edilerek vekilliğe kabul kararının geri alınmasına ilişkin karar davalı asile tebliğ edilmeyerek davayı bizzat takibi ya da yeni bir vekil tutması için süre verilmemesi sureti ile savunma hakkının kısıtlanmış olması da isabetsiz olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/6241, K. 2011/4312, 14 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama