KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/6365 E., 2010/5699 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2010
Karar Metni
730 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 29 ada 3 parsel sayılı 249.41 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz üzerindeki kargir dükkanların ... Belediyesine ait olup, Belediyenin fuzuli işgalinde bulunduğu beyanlar hanesinde şerh verilerek tapu kaydı nedeniyle ve arsa vasfıyla ... Genel Müdürlüğü adına tespit edilmiştir. Kadastro Komisyonunun 26.9.1984 tarihli Kararı ile üzerinde 8 adet kargir dükkan olan arsa vasfıyla ... Genel Müdürlüğü adına tesçiline, dükkanların ...
Belediyesi tarafından yapıldığı hususunun beyanlar hanesinde belirtilmesine karar verilmişken, Kadastro Komisyonun 15.4.1985 tarihli ek Kararı ile Belediyenin itirazının reddine; ancak, ... İdaresi tarafından Asliye Hukuk Mahkemesinde müdahalenin men'i davası açıldığından tutanağın kesinleştirilmemesine karar verilmiştir. Davacı ...
Genel Müdürlüğü tarafından davalı ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan müdahalenin men'i davası davaya konu parsel hakkında tutanak düzenlenmesi nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişme konusu 29 ada 3 sayılı parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 214 metrekarelik kırmızı renk ile taralı bölümün davacı ...
Genel Müdürlüğü adına tesciline, bu bölüme davalı İdarenin Müdahalesinin önlenmesine, (B) harfi ile gösterilen 8.41 metrekarelik bölümün 29 ada 2 sayılı parsele eklenerek davalı ... adına tesçiline karar verilmiş; hüküm davacı ... Genel Müdürlüğü vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı ... İdaresinin dayandığı tapu kaydının taşınmazın (A) bölümünü kapsadığı, davalı Belediyenin tapu kaydının ise taşınmazın tamamını kapsadığı ancak eski tarihli ve geçerli bulunan davacı tapusuna miktarı ile itibar olunması gerektiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş isede; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı ... İdaresi tarafından 8.3.1939 tarih 28 sayılı aynı tapu kaydına dayanarak davalı ...
Belediyesi aleyhine tapulu taşınmazına Belediye tarafından dükkan yapılması nedeniyle 28.7.1956 tarihinde açılan men'i müdahale davası sonunda ... Asliye Hukuk Mahkemesinin hakem sıfatıyla verdiği, 1956/126 Esas-1956/191 Karar sayılı ve 22.12.1956 tarihli ilamı ile davacı ... İdaresinin dayandığı tapu kaydının çekişmeli yeri kapsamadığı, vakıf tapusunun taşınmazın batısında bulunan hali hazırda yol olan yere ait olduğu, oysa Belediyenin
dayanağını oluşturan 22.7.1952 tarih 52 sıra numaralı tapu kaydının çekişmeli yeri kapsadığı kabul edilmek suretiyle davacı ... İdaresinin davasının reddine karar verilmiş ve bu karar sonradan kesinleştirilmiştir. Bu karardan sonra davacı ... İdaresi 3.12.1962 tarihli dava dilekçesi ile dayanağını oluşturan 8.3.1939 tarih 28 sıra numarada tapuda kayıtlı 241 metrekare miktarındaki vakfa ait ...
Cami arsasının Belediye Başkanlığınca istimlak kararı alınmadan yola çevrilmiş bulunduğundan, taşınmazının bedeli olarak, 241 metrekare tapu miktarının metrekaresi 20 liradan 4820 liranın Belediye'den tahsilini istemiştir. ... Asliye Hukuk Mahkemesi Hakem sıfatıyla gördüğü bu dava sonunda 162/43 Esas, 1964/8 sayılı Kararı ile davacı vakfın tapu miktarı olan 241 metrekare arsanın bedelinin 6 liradan 1446 lira olarak Davalı ...'den tahsiline ve ...
İdaresine verilmesine karar verilmiştir. ... İdaresinin taşınmazın metrekaresinin 6 liradan hesap edilmesinin az olduğu yönündeki itirazı üzerine Mahkemece 3.8.1964 tarihli ek karar ile itirazın reddine karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki önceki mahkeme ilamları uygulanmamış, çekişmeli taşınmaza ait olup olmadıkları belirlenmemiştir.
Doğru sonuca varılabilmesi için mahkemece, yeniden yerel bilirkişiler ve teknik bilirkişi katılımı ile keşif yapılarak yerel bilirkişiler yardımı ile yukarıda sözü edilen taraflar arasında kesin hüküm teşkil eden 1956/126 -191 sayılı meni müdahale ilamı ve dosyasını uygulamalı, bu ilamın taşınmaza ait olup olmadığı kesin olarak belirlenmeli, bu hususta fenni bilirkişiden krokili rapor alınmalı, meni müdahale ilamının dava konusu taşınmaza ait olduğunun belirlenmesi halinde davacı vakfın tapusunun taşınmazı kapsamadığı,
vakıf tapusunun kapsamının yolda kaldığı ve bu yer için de daha sonra ... tarafından açılan alacak davası ile taşınmazın bedelini davacı tarafın aldığı hususları gözetilmeli ve kesin hüküm nedeniyle dava ret edilmeli, söz konusu ilamın nizalı yere uyduğunun kanıtlanamaması halinde, davacı ve davalının dayandığı tapu kayıtları tesislerinden itibaren tüm tedavülleri varsa haritaları ile birlikte getirtilerek, keşifte yerel bilirkişiler yardımı ve fen bilirkişi eli ile uygulanmalı ve hem men'i müdahale ilamı hem de tapu kaydı bedelinin tahsiline dair ilamlar da gözönünde bulundurularak,
tarafların dayandığı tapu kayıtlarının kapsamı kesin olarak belirlenmeli, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtları ve varsa haritalarının kapsadığı alanları gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/6365, K. 2010/5699, 4 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama