KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/6554 E., 2011/2399 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2011
- Dava türü
- KADASTRO
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 197 ada 23 ve 198 ada 2 parsel sayılı 449,32 ve 411,52 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle paylı olarak davalılar ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacı ..., taşınmazların kendine ait olduğu iddiası ile dava açmıştır.
Yargılama sırasında davalılar... davayı kabul ettiklerini, taşınmazların davacıya ait olduğunu, davalı ... ise eşinin ölümü ile kendine düşen tüm payları Hazineye bağışladığını ve Hazine adına tescil edilmesini istediğini belirtmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile taşınmazların 3/4 payının davacı ... adına, 1/4 payının ise Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalılardan ..., ... ve ...'ın açılan davayı kabul ettikleri, davalı ...’in ise Hazine adına tescilini istemiş olması nedeniyle payını Hazineye bağışladığı belirtilmek sureti ile davanın kabulüne, taşınmazların 3/4'er payının davacı ..., 1/4'er payının davada taraf olmayan Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de; verilen karar usul ve yasaya uygun olmadığı gibi, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama da karar vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Taşınmazın aynına ilişkin uyuşmazlıklarda taşınmaz başında keşif yapılması zorunlu olup, keşif yapılmadan karar verilmesi doğru olmadığı gibi, somut olayda 3402 sayılı Yasa’nın 30. maddesi koşulları bulunmadığı halde davanın tarafı olmayan Hazine lehine tescil hükmü kurulması da doğru değildir.
Sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle temyize konu olan pay yönünden taraf delilleri toplanmalı, dosya tamamlandıktan sonra taşınmazlar başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi, taraflarca bildirilecek tanıklar ve tespit bilirkişileri huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Keşif sırasında dinlenilecek yansız bilirkişilerden taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, zilyetliğin ne zaman başladığı, zilyetliğin sürdürülüş biçimi, kimden kime ve nasıl intikal ettiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı ve taşınmazda hangi
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/6554, K. 2011/2399, 5 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama