KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/7112 E., 2011/5695 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2011
- Dava türü
- KADASTRO
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 632 ada 6 parsel sayılı 4435,64 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ...'nun zilyetliğinde bulunmakla birlikte tespit tarihinde zilyet yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde belirtilen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinme koşullarının oluşmadığından söz edilerek davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, tarla niteliğiyle davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu ve davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı, çekişmeli taşınmazı 01.06.2005 tarihli senetle ...'dan satın aldığını bildirmiştir.
Mahkemece, senet tanıkları çağırılarak bilgilerine başvurulmamış, tespite aykırı sonuca varıldığı halde tespit bilirkişilerin tamamı tanık sıfatıyla dinlenmemiştir. Mahallinde yapılan keşifte dinlenen bilirkişi ve tanık beyanları ise soyut içerikli ve ihtilafın çözümü için yetersizdir. Harici satış senedinin miktarının 2000 metrekare olduğu taşınmazın ise 4435,64 metrekare olduğu ve bu miktar fazlasının nereden kaynaklandığı üzerinde de durulmamıştır.
Yetersiz inceleme ve araştırma ile hüküm verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için; tespit bilirkişilerinin tamamı, üç kişilik ziraatçı bilirkişi kurulu, yerel bilirkişiler, zilyetlik tanıkları, senet tanıkları ve fen bilirkişisinin katılımı ile taşınmazın başında yeniden keşif yapılmalıdır.
Keşifte satış senedi zemine uygulanmalı ve senet ile taşınmazın kadastro tespitinde belirlenen miktarının farklı olduğu dikkate alınarak satışa konu olan yerin neresi olduğu, senedin hangi bölümü kapsadığı tereddüte yer verilmeyecek şekilde belirlenmeli, senedin miktar fazlasının ne suretle edinildiği araştırılmalı, dinlenecek bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kamu orta malı ve mera niteliğini taşıyıp taşımadığı, kim tarafından, hangi tarihten beri ne suretle ne tasarruf edildiği,
taşınmazın 2.000 metrekare yüzölçümündeki bölümünün mü yoksa tamamının mı satın alındığı, senette yazılı miktarın dışında kalan bölüm üzerinde sürdürülen ve iktisabı sağlar nitelikte zilyetlik bulunup bulunmadığı hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, senedin taşınmazın tümünü kapsadığı ve öncesinin ...'a ait olduğunun anlaşılması halinde davacıya yapılan satışın taşınmazın tamamı için geçerli olacağı senedin taşınmazın bir bölümünü kapsadığı sonucuna varılırsa,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/7112, K. 2011/5695, 17 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama