KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/8136 E., 2011/4726 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2011
- Dava türü
- KADASTRO
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 132 ada 7 parsel sayılı 900,31 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., çekişmeli taşınmazda miras payı olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda keşif giderlerinin kesin süre içerisinde yatırılmaması nedeni ile ispatlanamayan davanın Kadastro Kanunu’nun 36. maddesi gereğince reddine, çekişmeli taşınmaz daha önce tapuya tescil edildiğinden yeniden tescil hükmü kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın keşif avansını yatırmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesinin ispat külfeti kendisine düşen taraf aleyhine uygulanabilmesi için öncelikle, dosya ikmal edildikten sonra tayin edilecek keşif günü ile ilgili ara kararında hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişi adayları, taraf tanıkları, uzman bilirkişilere verilecek ücretlerle, araç gideri ve yapılacak tebligatlarla ilgili masrafların kalemler halinde gösterilip, bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgiliye makul bir süre tanınmalı, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında da bilirkişi adayları,
taraf tanıkları ve uzman bilirkişilere çıkarılacak davetiye için yine uygun bir sürenin bulunmasına azami özen gösterilmeli, bu süre tayin edilirken Tebligat Tüzüğü'nün 12. maddesi hükmü göz ardı edilmemelidir. Mahkemece, 26.01.2009 tarihli ara kararında hakim, katip, mübaşir ve teknik bilirkişilere verilecek ücretler ile mahalli bilirkişilere yapılacak tebligatlara ilişkin masraflar kalemler halinde gösterilmiştir.
Ancak, davacı tarafa bu giderlerin yatırılması için çıkartılan muhtıranın 11.02.2009 tarihinde tebliğ edilmiş olması nedeniyle, masrafın 10 günlük sürenin son günü olan 21.02.2009 gününde yatırılması halinde keşif gününün ilgililere tebliği için yeterli süre bulunmadığından belirtilen ara kararı ve bu karara göre çıkartılan muhtıra hukuki sonuç doğurmayacağı gibi, 23.03.2009 günlü ara kararında da evvelki ara kararı gereğince yeniden keşif yapılmasına karar verilmiş olmakla, mahkemece, hükme esas alınan ara kararına hukuki sonuç bağlanmamıştır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/8136, K. 2011/4726, 23 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama