KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/8397 E., 2011/4912 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2011
- Dava türü
- KADASTRO
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 117 ada 5 parsel sayılı 9.329,32 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle eşit paylar oranında ... ve ... adına tespit edilmiş iken, itiraz üzerine düzenlenen Kadastro Komisyonu tutanağı ile taşınmaz 4.916,34 metrekare yüzölçümü ve tarla vasfıyla davalı ... adına, kalan kısmı ise 4.412,98 metrekare yüzölçümü ile dava dışı 117 ada 13 sayılı parsel olarak kargir ev, ahır ve arsası vasfıyla davacı ... adına,
120 ada 16 ve 18 parsel sayılı 2.257,99 ve 529.56 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ise irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., 120 ada 16 ve 120 ada 18 sayılı parsellerin babasından kendisine intikal ettiğini, 117 ada 5 sayılı parselin ise tapulu yerine bitişik olup, zilyetliği altında bulunduğunu ileri sürerek dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 117 ada 5, 120 ada 16 ve 18 sayılı parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, verilen süre içerisinde davacı tarafın keşif avansını yatırmadığı, bu nedenle keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesinin mahkemece verilen süreye riayet etmeyen taraf aleyhine uygulanabilmesi için ara kararında hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişi adayları, tanıklar ve teknik bilirkişilere verilecek ücretlerle vasıta parasının ve yapılacak tebligatlarla ilgili masrafların kalemler halinde gösterilip, bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgiliye makul ve belirli bir süre tanınması, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında da bilirkişi adayları ve tanıklara davetiye tebliğ edilip, arazi başında hazır olmalarının bildirilebilmesi için yine uygun bir sürenin bulunmasına özen gösterilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, hükme esas alınan 21.06.2010 tarihli keşif ara kararında bildirilen yerel bilirkişilerin, zabıta tarafından keşif mahallinde hazır edilmesine, davacı ve davalı tarafın dosyaya verdikleri dilekçe ile bildirdikleri tanıkların ise taraflarca hazır edilmelerine karar verilmiştir. Mahalli bilirkişiler ve her iki tarafın bildirdiği taraf tanıklarına yapılacak tebligat giderlerinin ve ücretlerin kalemler halinde gösterilmemesi ve yöntemine aykırı şekilde keşif mahallinde
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/8397, K. 2011/4912, 28 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama