KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/8415 E., 2010/7257 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2010
- Dava türü
- KADASTRO
Karar Metni
652 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 130 ada 2 parsel sayılı 339.35 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, toprak tevzi komisyonu çalışmaları sonucunda oluşmuş tapu kaydı nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... vekili, yasal süresi içinde irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı ... oğlu ... adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; çekişmeli taşınmazın mera veya kaçak ve yitik kişilerden Hazineye kalan yerlerden olmadığı, Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kaydının oluşum gününden önce davacı taraf yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın bulunduğıu bölgede 53 numaralı toprak komisyonunca 1963 yılında çalışma yapılmıştır.
Belirtmelik tutanağına göre köyün tamamının kaçak ve yitik kişilerden Hazineye kaldığı, 1937 yılında Hazine adına vergi kayıtlarının oluştuğu, 1939 yılından sonra köye yerleşenlerce Hazine'den icarlanarak kullanıldığı bildirilmiştir. Dosya içine getirtilen nüfus kayıtları ile belirtmelik bilirkişilerinin ölü oldukları belirlendiği halde, belirtmelik tutanağında muhtar veya aza olarak imzaları bulunan kişiler yönünden aynı araştırma yapılmamıştır.
Aynı zamanda çekişmeli taşınmaz aynı ada 34 parsel sayılı mera olarak sınırlandırılarak tespiti yapılmış ve açılan davanın reddi nedeniyle tespiti kesinleşmiş taşınmaza sınır bulunmaktadır. Mahkemece yöntemince mera araştırması yapılmadığı gibi, çekişmeli taşınmazın öncesinin kaçak ve yitik kişilerden Hazineye kalan yerlerden olup olmadığı hususunda da araştırma yapılmamıştır. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez.
Doğru sonuca uluşılabilmesi için, toprak tevzi komisyonu belirtmelik tutanağında muhtar veya aza olarak imzaları bulunan kişilerin nüfus kayıtları dosya içine getirtilip, bu kişilerin sağ olup olmadıkları belirlendikten sonra, komşu köylerde oturan ve davada yararı bulunmayan elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tarafların aynı şekilde bildirecekleri tanıkları, sağ olan belirtmelik tutanağında muhtar veya aza olarak imzası bulunan kişiler, tüm tespit bilirkişileri ile uzman ziraatçı bilirkişi ve uzman fenni bilirkişi hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim tarafından hangi tarihten beri ne şekilde kullanıldığı, öncesinin mera veya kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerden olup olmadığı, komşu ve kadastro tespiti mera olarak kesinleşmiş mera parselinden nasıl ayrıldığı, aralarında doğal ya da yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı; toprak tevzi komisyonunca yapılan belirtmeye karşı dönemin zilyetleri tarafından herhangi bir dava açılıp açılmadığı, açılmışsa sonucunun ne olduğu gibi hususlar tek tek ve olaylara dayalı olarak yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından sorulup saptanmaya çalışılmalıdır.
Yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeli; kadastro tespitine aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalıdır. Belirtmelik tutanağında muhtar ve aza olarak imzası bulunan kişiler sağ iseler dinlenilmek suretiyle, tutanakta belirtilen hususlarda ayrıntılı bilgi alınmalıdır.
Keşfe katılacak ziraatçı bilirkişiden, çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliğini bildirir çekişmeli taşınmazın üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresini açıklar, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir, çekişmeli taşınmaz ile komşu mera parseli arasında doğal ya da yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını irdeler, gerektiğinde çekişmeli taşınmazın değişik yönlerden çekilecek fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalıdır.
Keşfe katılacak uzman fen bilirkişisinden keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak verir, toprak tevzi komisyonu dağıtım haritası ile kadastro paftasını çakıştırmalı şekilde gösteren, çekişmeli taşınmaz ile komşu mera parselinin birbirlerine göre konumlarını ve aralarında doğal ya da yapay ayırıcı sınır bulunup bulunmadığını çizilecek yan kesit krokisi ile belirtir rapor alınmalıdır.
Çekişmeli taşınmazın konumu ve komşu taşınmazların da benzer şekilde davalı olmaları nedeniyle, mera bütünlüğünün korunması amacıyla, aralarındaki fiili ve hukuki irtibat nedeniyle çekişmeli taşınmaz ile komşu taşınmazlar hakkındaki davaların birleştirilerek görülmesi gereği de gözetilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/8415, K. 2010/7257, 9 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama