KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/8471 E., 2010/6948 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2010
Karar Metni
676 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Kısa kararda dava konusu olan 109 ada 1 sayılı parsel hakkında hüküm kurulduğu halde, gerekçeli kararda dava konusu taşınmaza komşu 109 ada 2 ve 3 sayılı parseller hakkında hüküm kurulduğu, böylece kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğuna" değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişme konusu 109 ada 1 sayılı parselin davacı ... adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, nizalı taşınmazda eskiden köylülerin hayvan otlattığı, hayvan otlatılan her yerin mera olarak kabul edilemeyeceği, 1963 yılından beri davacının murisinden taksim sonucu kalan taşınmazı ev, samanlık ve müştemilatı olarak kullandığı ve davacı yararına 3402 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; taşınmazın öncesinin köy boşluğu mu, mera mı yoksa harman yeri mi olduğu hususunda yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır.
Kadastro tespitinde taşınmazın 1963 yılında davacının murisi ... ...'a evinin heyelan sonucu yıkılması nedeniyle köy ihtiyar heyeti tarafından ev yeri olarak verildiği; ancak, güneyden meraya sınır bulunduğu gerekçesiyle mera niteliğiyle tespit edilmiştir. Taşınmazın öncesinin boş, çalılık, hayvan otatılan yer ve harman yeri olduğu yönünde değişik beyanlar alındığı halde beyanlar arasındaki çelişki giderilmemiştir.
Yapılan keşiflerde alınan beyanlara göre 1963 yılında köyde meydana gelen heyelan nedeniyle taşınmazın davacının babasına köy ihtiyar heyeti tarafından ev yapması için verildiği, davacının babasının taşınmaz üzerine ev, ahır samanlık yaparak kullandığı, ölümü ile de mirasçıları arasında yapılan taksim sonucu davacı ...'a kaldığı, yine güneyde mera parselinden önceki 109 ada 2 ve 3 sayılı parsellerin de aynı şekilde şahıslara ev yeri olarak köy muhtarlığınca verildiği anlaşılmaktadır.
Köy muhtarlığınca 1963 yılında meydana gelen heyelandan sonra davacı tarafa resmi olarak yer tahsisinin yapılmadığı müzekkere ile bildirilmiştir. Taşınmazın etrafında bulunan 109 ada 4, 123 ada 2, 131 ada 1, 132 ada 24 ve 25 sayılı parseller mera niteliğiyle tespit edilmişler, tespitleri kesinleşmiştir. Çekişmeli taşınmaz ile 109 ada 4 sayılı mera parseli arasında
bulunan 109 ada 2 ve 3 sayılı parsellerin de aynı şekilde tespit edilerek aynı nedenle davalı bulundukları anlaşılmaktadır. Taşınmazın 1963 yılından önceki niteliği tam olarak tespit edilmeden hüküm kurulmuştur.
Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753-5618 sayılı Yasalar ile 4342 sayılı Yasa uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı Özel İdare Müdürlüğü ve Mülki Amirlikten sorulup saptanmalı, mera tahsisi yapılmış ise tahsis haritası ve eki belgeler getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız ve komşu köylerde ikamet eden yerel bilirkişiler ve aynı yöntemle bildirilecek taraf tanıkları, önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi, tanıklar, tespit bilirkişileri, fen ve ziraat mühendisi katılımı ile keşif yapılmalıdır.
Mera tahsis kaydı varsa uygulanarak kapsamı belirlenmeli, fenni bilirkişiden taşınmazın mera tahsis haritası kapsamında kalıp kalmadığını gösterir ve keşfi izlemeye elverişli rapor alınmalı, yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazın öncesinin ne olduğu, mera, özel veya genel harman yeri ya da köy boşluğu olup olmadığı, 109 ada 4 sayılı mera parselinden açılıp açılmadığı,
meranın devamı niteliğinde olup olmadığı hususları etraflıca sorularak somut olaylara dayalı bilgi alınmalı, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri dinlenerek çelişki giderilmeli, yerel bilirkişiler ve tanık beyanları arasındaki çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, ziraat bilirkişisinden taşınmazın niteliği, toprak yapısı, çevresindeki 109 ada 4, 123 ada 2, 131 ada 1, 132 ada 24 ve 25 sayılı mera parsellerinin devamı niteliğinde olup olmadığı,
mera bütünlüğünü bozup bozmadığı hususlarında ayrıntılı ve bilimsel verilere dayalı rapor alınmalı, aynı şekilde davalı bulunan mera parselinden önceki komşu 109 ada 2 ve 3 sayılı parsellerin dava dosyasında yapılan araştırma, inceleme ve teknik bilirkişi raporları göz önünde bulundurulmalı, taşınmazın öncesinin ne olduğu tereddüte yer bırakmayacak şekilde kesin olarak belirlenmeli, kamu orta malı niteliğindeki meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukuken değer taşımayacağı düşünülmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/8471, K. 2010/6948, 29 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama