KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/8529 E., 2011/4573 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2011
- Dava türü
- KADASTRO
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 262 ada 3 parsel sayılı 18758.40 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu belirtilerek ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın bir bölümünün adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişme konusu 262 ada 3 sayılı parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 5272.74 metrekarelik bölümünün tarla vasfıyla davacı ... adına, geriye kalan 13485.66 metrekarelik bölümünün tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece tefhim edilen kısa kararda, davanın kabulü ile çekişme ve temyiz konusu 262 ada 3 sayılı parselin tamamının davacı ... adına tesciline karar verildiği halde; gerekçeli kararda çekişme konusu 262 ada 3 sayılı parselin fen bilirkişilerin rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 5272.74 metrekarelik bölümünün tarla vasfıyla davacı ... adına, geriye kalan 13485.66 metrekarelik bölümünün tespit gibi tesciline karar verilmiş; böylelikle kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
Kararların farklı ve çelişkili olması mahkemelere olan güven ilkesini zedeler. Kısa kararla gerekçeli kararın birbirine uygun olması zorunludur. Bu hususa aykırılık, 10.4.1992 gün, 1991/7 Esas ve 1992/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da benimsendiği gibi bozma nedenidir. Hal böyle olunca, önceki kararla bağlı kalınmaksızın çelişki giderilmek suretiyle yeniden hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/8529, K. 2011/4573, 21 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama