KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/8629 E., 2010/7208 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2010
Karar Metni
630 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 2 parsel sayılı 3.301,19 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 4753 sayılı Yasa'ya göre oluşan Hazine'ye ait tapu kaydı kapsamında kaldığı, ... ve ...'in işgalinde olduğu beyanlar hanesinde gösterilerek davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve ..., yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parselin eşit paylarla davacılar ... ve ... adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece Hazineye ait Ağustos 927 tarih ve 1 sıra numaralı tapu kaydının taşınmazı kapsadığı ancak kaydın sınırları sabit olmasına rağmen, miktarının sınırların kapsadığı yer kadar büyük olmadığı, miktarının da nereye tekabül ettiğinin bilinememesi nedeniyle uygulama imkanı bulunmadığından 1963 yılında 4753 sayılı Yasa ile Hazine adına tapuya tesçil edilerek tapulu taşınmaz haline döndüğü ve bu tapunun tesisinden geriye davacılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 46. maddesinde öngörülen 20 yıl süre ile malik sıfatıyla zilyetlik koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de;
mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazın etrafı 101 ada 1 nolu mera parseli ile çevrili olduğu halde mahkemece çekişmeli taşınmazın bulunduğu köyde tahsisli ya da kadim mera olup olmadığı araştırılmamıştır.
Her ne kadar keşif sonucu düzenlenen uzman ziraatçi bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazların "mera olmadığı" belirtilmiş ise de, zirai bilirkişi raporu hükme elverişli olmadığı gibi, taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyetin ne şekilde sürdürüldüğü de araştırılmamış, soyut nitelikteki yerel bilirkişiler, belirtmelik bilirkişisi, tespit bilirkişisi ve davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilerek hüküm kurulmuştur.
Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen komşu köyden seçilecek yerel bilirkişi kurulu ve yine aynı yöntemle belirlenecek tanıklar yardımı ve refakate alınacak üç kişilik zirai bilirkişi kurulu ile yeniden keşif yapılmalıdır.
Eylemli durumda çekişmeli taşınmazın etrafını saran mera parselinin kadim ya da tahsisli mera olup, olmadığı üzerinde durulmalı, ziraat mühendislerinden oluşacak 3 kişilik, ziraatçi bilirkişi kurulundan arazinin niteliği, toprak
yapısı, komşu mera parseli ile arada ayırıcı doğal ya da yapay sınır bulunup bulunmadığı konusunda ayrıntılı ve gerekçeli bilgi alınmalı, tespit bilirkişilerinin tümü tanık sıfatıyla dinlenilmeli, önceki ziraatçi bilirkişi ile keşifte dinlenilecek ziraatçi bilirkişilerin raporları arasında çelişki olduğunda çelişkinin nedenleri üzerinde durulmalı, taşınmazın niteliği kesin olarak saptanmalı ve mahkemenin bu konudaki gözlemi de keşif tutanağına geçirilmelidir.
Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi kurulu, belirtmelik bilirkişisi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalıdır.
Çekişmeli taşınmazın niteliği değerlendirilirken komşu parsellerin nitelikleri üzerinde durulması gerektiği, etrafı mera ile çevrili taşınmazın mera bütünlüğünü bozucu nitelikte olduğunun kabulü gerekeceği de düşünülmelidir. Belirtmelik dayanağı olan 1936 tarih 3 ve 8 tahrir nolu vergi kayıtları ile Ağustos 927 tarih ve 1 sıra numaralı tapu kaydının kapsamı şüpheye yer bırakmayacak şekilde kesin olarak tayin edilmelidir.
Çekişmeli taşınmazın mera olduğu sonucuna varıldığı takdirde meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin iktisap için hukuken değer taşımayacağı gözetilmeli, fenni bilirkişiye keşfi takibe imkan verir ve denetime elverişli kroki ve ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli, taşınmazın keşif sırasında çektirilecek fotoğrafları üzerinde taşınmazın sınırlarının ve mera parseli ile aradaki sınırın kabaca gösterilmesi sağlanmalıdır.
Çekişmeli taşınmaza komşu 101 ada 3, 32, 33 ve 35 parsel sayılı taşınmazların da Mahkemenin 2007/878, 2007/2042, 2007/2061 ve 2007/2047 Esas sayılı dosyalarında davaya konu olup, dava dosyalarının derdest bulunduğu anlaşılmakla yargılamanın en kısa zamanda, en az masrafla yürütülüp en doğru sonuca ulaşılabilmesi için aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunan tüm davaların birleştirilerek yürütülmesi, tüm deliller toplanarak ve birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/8629, K. 2010/7208, 6 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama