KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/875 E., 2010/4984 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2010
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 103 ada 26 parsel sayılı 3124,56 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde taşınmazın kaçak ve yitik şahıslardan kaldığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğu ve davalı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Çekişmeli 103 ada 26 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı ... adına tespit edilmiştir.
Keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişileri çekişmeli taşınmazın 40 yıldır ... oğlu ...'ın zilyedliğinde olduğunu belirtmişlerdir. Mahkemece tespit maliki ... ile çekişmeli taşınmaza zilyet olduğu belirtilen ...'ın aynı kişi olup olmadığı tespit edilmeksizin hüküm kurulmuştur.
Doğru sonuca ulaşılabilmesi için ... ile ...'ın aynı kişi olup olmadığı kesin olarak belirlenmelidir. ... ile ...'ın farklı kişi olduklarının anlaşılması halinde; davada yararı bulunmayan, elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve tarafların aynı yöntemle belirlenecek tanıkları hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır.
Keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazın öncesinde ne olduğu, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne şekilde kullanıldığı gibi hususlar tek tek sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli; bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkilerin usulen giderilmesine çalışılmalı;
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/875, K. 2010/4984, 14 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama