KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/9147 E., 2010/7494 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2010
Karar Metni
252 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen tenkis davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu: GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacılar; miras bırakanları olan ... 'nun ölüm tarihinin 14.02.2004 olduğunu, sağlığında 02.07.2001 tarihinde düzenlettirdiği vasiyetname ile bir ev ile arabasını birlikte yaşadığı davalıya vasiyet ettiğini, saklı paylarının ihlal edildiğini belirterek vasiyetnamenin saklı payları aşan oranda tenkisi ile kendilerine ödenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı; ... 'yla otuz yıl birlikte yaşadıklarını, saklı pay ihlal kastı olmadığını bu nedenle davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388/5. maddesi, hükmün sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yükletilen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer, birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesini emredici kural olarak getirmiştir. Gerekçeli kararında kısa karara uygun düzenlenmesi zorunludur.
(HUMK.m.381/2) Dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz.Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/9147, K. 2010/7494, 17 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama