KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/9488 E., 2011/9941 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2011
- Dava türü
- KADASTRO
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 255 parsel sayılı 2625 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. ... , ve ... taşınmazın ... mirasçıları adına tescili istemiyle, tapu kaydına dayanarak dava açmışlardır. Yargılama aşamasında temyize konu 255 parsel hakkındaki dava dosyası 254 parselle ilgili 1978/36 Esas sayılı dosya ile birleştirilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazlardan 254 parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, temyiz edilmeden kesinleşmiştir. Davalılardan 255 parselin tespit maliki davalı ... çekişmeli parsel hakkında 1978/36 Esas, 1995/87 Karar sayılı ilamla tescil hükmü kurulmadığı gerekçesiyle tavzih talebinde bulunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda tavzih talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, tavzih talebinde bulunan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli 255 parsel hakkında tescil hükmü kurulmamasına dayalı usul ve yasaya aykırılığın ancak temyiz yoluna başvurularak giderilebileceği, ancak temyiz yoluna başvurulmadığı, tavzih şartlarının da somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiş ise de verilen karar dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.
Çekişmeli 255 parsel hakkında daha önce verilen karar ile olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamış olduğundan, 255 parsel açısından kesinleşen hükümden de söz edilemez. Bu taşınmazla ilgili hüküm ve dolayısıyla kesinleşen hüküm de bulunmadığına göre dilekçenin tavzih istemi olarak değerlendirilmesi de mümkün değildir.
Hal böyle olunca; davalının talebinin derdest olan davada, adına tespiti yapılan taşınmazın, adına tescil edilmesi talebinden ibaret olduğunun kabulü zorunludur. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 76. maddesi gereğince hakim kanunları re'sen uygulayacaktır. Davalının dilekçesini tavzih dilekçesi olarak değerlendirmesi ile mahkeme bağlı değildir. Kaldı ki; kadastro hakimi önüne gelen uyuşmazlıkla ilgili olumlu
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/9488, K. 2011/9941, 26 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama