KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/9599 E., 2011/9979 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2011
Karar Metni
654 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 4, 8, 15, 25, 102 ada 2, 105 ada 33, 87, 120, 143, 146, 158, 160, 107 ada 87, 88, 108 ada 11 parsel sayılı 33445.32, 3827.22, 1906.16, 1878.10, 4626.39, 1442.17, 3598.44, 1996.83, 916.80, 5026.84, 5690.88, 2930.81, 169.69, 687.35 ve 802,17 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli 105 ada 87 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tesciline, çekişmeli 101 ada 4, 8, 15, 25, 102 ada 2, 105 ada 33, 120, 143, 146, 158, 160, 107 ada 87, 88, 108 ada 11 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi davalılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ile davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Çekişmeli 101 ada 4, 8, 15, 25, 102 ada 2, 105 ada 33, 120, 143, 146, 158, 160, 107 ada 87, 88 ve 108 ada 11 parsel sayılı taşınmazların tarım arazisi olduğu, taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin tespit tarihine kadar çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla 20 yılı aşan bir süre devam ettiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme şartlarının gerçekleştiği mahkemece mahallinde yapılan keşif, uygulama, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları, düzenlenen teknik bilirkişi raporu ile belirlenmiştir.
Delillerin takdiri mahkemeye ait olup takdirde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı Hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile çekişmeli 101 ada 4, 8, 15, 25, 102 ada 2, 105 ada 33, 120, 143, 146, 158, 160, 107 ada 87, 88 ve 108 ada 11 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
2- Davalı ... ve ... vekilinin çekişmeli 105 ada 87 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyizine gelince; davalı ... ve ... vekilinin temyizi kadastro sırasında paylı olarak kendileri ve müşterekleri adlarına tespit edilen taşınmazdaki paylarına yöneliktir. Mahkemece, çekişmeli taşınmaz üzerindeki
zilyetliğin terki nedeniyle davalı taraf lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşmediği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın tespit tarihi 2005 yılı olup, keşif ise 2009 yılında yapılmıştır. Keşifte dinlenilen mahalli bilirkişi ve tanıklar taşınmazın verimsiz olduğu için 10 yıla yakın bir zamandır kullanılmadığını beyan etmişlerdir.
Zirai bilirkişi raporunda ise taşınmazın nadasa bırakıldığı belirtilmiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmaz üzerindeki zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve zilyetliğin süresi yöntemince araştırılmamış, tespite aykırı sonuca varıldığı halde tüm tespit bilirkişilerinin beyanlarına başvurulmamış ve çekişmeli taşınmazın son yıllarda kullanılmayışının terk iradesine dayalı olup olmadığı, mülkiyet hakkından vazgeçildiği anlamına gelip gelmediği hususu üzerinde durulmamıştır.
Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle, dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde; yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler; taraf tanıkları, tüm tespit bilirkişileri huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve zilyetliğin süresi, çekişmeli taşınmazın son yıllarda kullanılmamasının nedeninin davalı tarafın terk iradesi sonucu olup mülkiyet hakkından vazgeçilmesi anlamına gelip gelmediği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, tespit sırasındaki beyanlara aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri de tanık sıfatı ile dinlenilmeli,
önceki tarihli keşifte alınan mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile zirai bilirkişi raporu arasındaki çelişki üzerinde durulmalı, zirai bilirkişiden önceki tarihli raporu da irdeleyecek biçimde, taşınmazın niteliği ile ilgili olarak yeniden bilimsel gerekçelere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/9599, K. 2011/9979, 27 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama