KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/9651 E., 2011/4375 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2011
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Dava konusu 411 parsel sayılı 9200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, dava dışı 240 parselin miktar fazlası olduğu ancak zilyetliğin tespit edilemediği gerekçesiyle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar ..., ... ve ... satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptaline, taşınmaz 4 pay kabul edilerek 2 payı davacı ..., 1'er payı davacılar ... ve ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava dışı 240 parsel sayılı taşınmazı kadastro tespiti sonucu oluşan tapu kaydı maliki ...'tan kayden satın olarak 240 ve 411 parsel sayılı taşınmaz üzerinde zilyet olan davacıların, önceki zilyet ile birlikte taşınmaz üzerindeki zilyetliklerinin 20 yılı aştığı gerekçe gösterilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.
Davacılar, davaya konu 411 parsel sayılı taşınmazın dayandıkları tapu kaydının kapsamında kaldığını, taşınmaz üzerinde önceki malik ile birlikte 30 yılı aşan süre ile zilyet olduklarını ileri sürerek dava açmışlardır. Kayden satın alarak malik oldukları dava dışı 240 parsel sayılı taşınmaz her ne kadar 30.09.1965 tarih 130 sıra numaralı tapu kaydına dayalı olarak tespit edilmiş ise de, davacılar taşınmazı bu tapu kaydı ile değil, oluşan çap kaydı ile satın almışlardır.
Bu nedenle tapu kaydına dayalı olarak hak talep etmeleri mümkün bulunmamaktadır. İleri sürülen zilyetlik iddiasına gelince; davacıların bizzat kendi beyanlarına göre taşınmaz üzerindeki zilyetlikleri 240 sayılı parseli kayden satın aldıkları 29.02.1984 tarihinde, yani kadastro tespitinden sonra başlamıştır.
Dava konusu 411 parsel sayılı taşınmaz, 02.03.1982 tarihinde Hazine adına tescil edilmiş olduğuna göre, davacıların tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan taşınmaz üzerindeki zilyetliklerine değer verilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/9651, K. 2011/4375, 19 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama