KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/973 E., 2010/654 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2010
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 166 ada 33 parsel sayılı 27936.90 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle tarla niteliği ile davalı ... ve müşterekleri adına tespit edilmiş ve Kadastro Mahkemesinde dava açılmadığından tespit 11.12.1998 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı Hazine temsilcisi, 05.11.2008 havale tarihli dilekçesiyle tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın davalının dayanağı 11.10.1968 tarih, 9 sıra nolu tapu kaydının kapsamında kaldığı ve bu tapu kaydının geldisinin 4753 sayılı Yasa uyarınca oluşan davacı Hazine dayanağı 27.12.1978 tarih, 734 sıra nolu tapu kaydına göre daha eski tarihli olduğu kabul edilmek sureti ile davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan değerlendirme ve varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.
Dosya kapsamından davalının dayanağı tapu kaydı miktarı 6433 metrekare iken Hazine’nin taraf olmadığı yüzölçümü düzeltilmesi davası ile yüzölçümünün 46000 metrekareye çıkartıldığı ve aynı tapu kaydının Toprak Tevzi Komisyonu çalışmalarında 1882 ve 1904 sayılı belirtmelik parsellerine uygulandığı ve bu parsellerden oluşan 3731, 3741 ve 3742 sayılı komisyon parsellerinin kayıt maliklerine ayrıldığı, bu parsellerin kadastro sırasında da kayıt maliklerinin mirasçıları adlarına tespit gördüğü, 3732 sayılı parsel için ise Hazinenin dayanağı tapu kaydının oluştuğu anlaşılmaktadır.
Davalının dayanağı tapu kaydının yüzölçümünün arttırılmasına esas mahkeme ilamında Hazine taraf olmadığından ilam Hazine’yi bağlamaz. Bu durumda davalının dayanağı olan tapu kaydının miktarının 6433 metrekare olarak kabulü zorunludur. Davalı dayanağı tapu kaydı ile güneyde kalan taşınmaza uygulanan tapu kaydının sınırları, tapu kaydı miktar fazlasının kaçak ve yitik kişiden kaldığını göstermektedir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2010/973, K. 2010/654, 5 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama