KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2011/1086 E., 2011/8273 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2011
- Dava türü
- KADASTRO
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Yargıtay bozma ilamında özetle.
“Mahkemece üç kişilik ziraatçı bilirkişi kurulu ile yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılması, çekişmeli taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime intikal ettiği, kimler tarafından hangi tarihten beri ne şekilde kullanıldığı, çekişmeli taşınmazın bitişik hali arazi niteliği ile tespit edilen taşınmazdan nasıl ayrıldığı hususlarında olaylara dayalı olarak bilgi alınması, beyanların tutanağın edinme sebebine aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıkların giderilmesine çalışılması,
çekişmeli taşınmaz ile bitişik hali arazinin konumunu gösterir yan kesit çizelgesi eklenmiş rapor alınması, taşınmazın fotoğraflarının çektirilmesi ve bu fotoğraflar üzerine uzman fen bilirkişi tarafından taşınmazın kadastral sınırlarının işaret ettirilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parselin davalı ... mirasçıları adına ve payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli parselin tarım arazisi olduğu, davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının oluştuğu, komşusu olan hali araziden toprak yapısı ve bitki örtüsü itibariyle farklı olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.
Mahkemece mahallinde yapılan keşifte hazır bulunan yerel bilirkişi ve tanıklar davalı tarafın zilyetliğinin bulunduğunu bildirmişler ve ziraatçı bilirkişi kurulu 4. sınıf kuru tarım arazisi üzerinde bir önceki yıl kuru bakliyat ekilmesi nedeniyle buna ait anız ve sapların olduğunu, taşınmazı tamamen kaplayan taşların tarım yapmaya engel olmadığını açıklamışlardır.
Nevar ki, mahkemece bozmadan önce ve bozmadan sonra çekilen ve taşınmazın eylemli durumunu gösteren fotoğraflardan; taşınmazın üzerinin irili ufaklı taşlar ile tamamen kaplı ve toprağın yok denecek kadar az olduğu, imar-ihyanın tamamlanmadığı açıkça anlaşılmaktadır.
Fen ve ziraatçı bilirkişi raporlarının ekinde yer alan 1, 2, 3 ve 4 numaralı fotoğraflardan çekişmeli taşınmaza komşu olan 161 ada 17 parsel sayılı hali arazi niteliğindeki taşınmaz ile çekişmeli taşınmazın toprak yapısı arasında fark bulunmadığı da görülmektedir. Eylemli duruma aykırı düşen raporlara ve beyanlara itibar edilemez.
Hal böyle olunca, imar ve ihyası tamamlanmayan taşınmazın ham toprak vasfıyla Hazine adına tesciline karar vermek gerekirken, hatalı değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazinenin
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2011/1086, K. 2011/8273, 1 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama