KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2011/1164 E., 2011/8733 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2011
- Dava türü
- KADASTRO
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 112 ada 9 parsel sayılı 27.031,45 metrekare ve 112 ada 14 parsel sayılı 8.508,52 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal, taksim, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., tapu kaydına dayanarak dava konusu taşınmazların köy orta malı olduğunu iddia ederek dava açmıştır. Yargılama sırasında Hazine taşınmazın köy orta malı olduğunu öne sürerek davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı ve katılan Hazinenin aktif dava ehliyetleri bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve çekişmeli parsellerin davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine vekili ve davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ...'ın temyiz itirazları yerinde olmadığı gibi.
Hazinenin müdahale dilekçesinde taşınmazın köy orta malı olduğu belirtildikten sonra hukuki sebepler olarak Mera Kanunu'ndan söz edilip talep bölümünde re'sen nazara alınacak sebeplere de dayanılmış olduğu ve meraların mülkiyetinin Hazineye ait olduğu göz önüne alındığında aktif dava ehliyetinin bulunduğu kuşkusuz ise de, çekişmeli parselin öncesinin mera olmadığı, tarım arazisi olduğu,
taşınmaz üzerinde davalı tarafça sürdürülen zilyetliğin tespit tarihine kadar çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla 20 yılı aşan bir süre devam ettiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme şartlarının davalı yararına gerçekleştiği mahkemece mahallinde yapılan keşif, uygulama, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları, düzenlenen teknik bilirkişi raporu ile belirlenmiş olup, mahkemenin buna ilişkin taktirinde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2011/1164, K. 2011/8733, 9 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama