KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2011/1230 E., 2011/8434 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2011
- Davalılar
- HAZİNE, FINDIKLI KÖYÜ TÜZEL KİŞİLİĞİ
- Dava türü
- KADASTRO
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 105 ada 7 parsel sayılı 335.220,41 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadim kullanıma dayanılarak mera vasfıyla sınırlandırılmıştır. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli parselin hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 8.269,23 m2 kısmın tarla olarak davacı adına, (B) ve (C) ile gösterilen 326.950,77 m2 yüzölçümündeki bölümünün mera olarak siciline kaydedilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın, temyize konu (A) harfi ile gösterilen bölümünün mera olmadığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
Mahkemece her ne kadar gözlem yapılıp, dava konusu taşınmaz bölümü fotoğraflandırılmış ise de; temyize konu taşınmaz bölümü ile geriye kalan taşınmaz bölümü arasında doğal ya da yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı belirtilmemiş, ayrıca tespite aykırı sonuca varıldığı halde tespit bilirkişileri dinlenmemiştir. Yetersiz keşif ve uygulama ile hüküm kurulamaz.
Doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen komşu köyden seçilecek yerel bilirkişi kurulu ile taraf tanıkları ve üç kişilik zirai bilirkişi kurulu refakate alınarak uzman fen bilirkişisi de hazır olduğu halde yeniden keşif yapılarak özellikle yerel bilirkişilerden, çekişmeli taşınmaz ile komşu mera parseli arasında ayırıcı bir unsurun bulunup bulunmadığı,
dava konusu taşınmazın batısında bulunan yolun kadim olup olmadığı sorulmalı, mahkemece yapılacak gözlem tutanağa geçirilmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanaktaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, ziraatçı bilirkişi kurulundan taşınmazın niteliğini ve toprak yapısını çevredeki taşınmazlarla karşılaştırmalı inceleyip irdeleyen, komşu mera parseli ile dava konusu taşınmaz arasında ayırıcı unsur olup olmadığını belirleyen rapor aldırılmalı, çekişmeli taşınmazın niteliği kesin olarak belirlenmeli,
fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı ve çekişmeli taşınmaz ile komşu mera parselinin konumlarını yan kesit krokisi ile gösterip açıklayan rapor ve harita düzenlettirilmeli, taşınmazın öncesinin mera olduğunun anlaşılması halinde mera parseli üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımayacağı göz önünde bulundurulmalı, bundan sonra tüm deliller
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2011/1230, K. 2011/8434, 2 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama