KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2011/2877 E., 2012/367 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2012
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 287 ada 5 parsel sayılı 940,46, 297 ada 5 parsel sayılı 1.114,27 ve 300 ada 9 parsel sayılı 747,48 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle eşit paylarla ölü ... ve ölü ... adlarına tespit edilmiştir. Davacı ..., irsen intikal ve taksime dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazların öncesinin tarafların kök miras bırakanı ...’den kaldığı, mirasçılar arasında geçerli bir paylaşma bulunmadığı ve mirasçılar arasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisabın mümkün olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır.
Mahkemece anılan ortak miras bırakanın ölümünden sonra mirasçılar arasında geçerli bir paylaşmanın yapılmadığı kabul edilmiş olsa da yapılan inceleme yetersizdir. Davacı ... dava konusu taşınmazların babası İsmail’den kendisine kaldığını, diğer tespit maliki ve halası olan ...’nın evlenerek köyden ayrıldığını ve dava konusu yerlerle ilgisinin kalmadığını iddia etmektedir.
Mahkemece yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişiler, tespit bilirkişisi ve davacı tanığının beyanlarından dava konusu yerlerinin öncesinin kök muris ...’e ait olduğu anlaşılmakta ise de ölümünden sonra mallarının paylaşılıp paylaşılmadığına ilişkin yeterli ve net beyanlar alınmamıştır.
Sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için kök muristen intikal eden ve mirasçılar adına tespit edilen taşınmazlar bulunup bulunmadığı araştırılmalı, bulunduğu takdirde bu taşınmazlara ait tutanak ve kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları dosyaya getirtilmeli, taraflara tanık bildirme imkanı tanınmalı, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, dinlenmeyen tespit bilirkişileri ve taraf tanıkları huzuruyla yeniden keşif icra edilmelidir.
Taşınmazların başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından muris ...’den intikal eden taşınmazların tüm mirasçıların katılımı ile taksim edilip edilmediği ve edilmiş ise taksimin ne zaman yapıldığı, çekişmeli taşınmazların taksime konu olup olmadığı, olmuş ise taksimde kime düştüğü, taksimde her bir mirasçıya yer verilip
verilmediği, kadastro tespit tarihine kadar taksimin bozulup bozulmadığı, taksimden sonra taşınmazları kimin kullandığı maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, taksime dair beyanlar dosyaya getirtilecek olan murise ait taşınmazların tutanakları ile denetlenmeli, özellikle anılan murisin kızı olan tespit maliki ...’nın mirasçıları adlarına tespit edilen taşınmazların ...’den mi yoksa başka kişilerden mi geldiği hususu üzerinde durulmalı, ayrıca tespit maliki İsmail’in davacı dışındaki mirasçılarının davayı kabul ettikleri,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2011/2877, K. 2012/367, 27 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama