KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2011/4409 E., 2011/4225 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Dava türü
- TENKİS
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden ... vekili Avukat ..., ..., ..., ... geldiler. Aleyhine temyiz istenilen taraf gelmedi. Gelenlerin yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Yargıtay bozma ilamında özetle: "124 sayılı parselin bedelinin muris tarafından ödendiği iddia edilerek tanık listesi verilmiş olduğu halde Medeni Kanun'un 507/4.maddesine göre saklı paya tecavüz kastının varlığını ispat etmesi için davacıya tanıklarını dinletme imkanı tanınmamasının, tenkis hesabında murisin temlik dışı terekesi dikkate alınmayarak, saklı payların yanlış hesaplanmasının ve 124 sayılı parselin satış bedelinin muris tarafından verildiği kabul edilse bile, temlik konusunun verilen bedel olduğunun gözönüne alınmamış olmasının isabetsiz olduğuna" değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mirasçılık ve mirasın geçişi miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir.(4722 s. Yürürlük K. M. 17 ).
Yargıtay'ın bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Hükme esas alınan 9.6.2006 ve 1.4.2010 tarihli bilirkişi raporları hüküm tesis etmek için yeterli değildir. Şöyle ki; tenkis hesabını hatasız yapmak, sabit tenkis oranını doğru olarak belirlemek için, murisin temlik harici terekesi ile temlik edilen terekesinin eksiksiz olarak tespiti zorunludur. Bu konuda mahkemede re'sen araştırma yapmak zorundadır.
Sabit tenkis oranının belirlendiği 9.6.2006 tarihli raporda tereke tespitinin yapılamadığı, murisin menkul malları ile bankalardaki mevduatlarının, terekeye intikal edecek hak ve alacakları olup olmadığı anlaşılamadığından yok kabul edilmiştir. Aynı şekilde terekenin borçları konusunda bir araştırma olmadığından borçları da yok sayılmıştır. Toplanan delillerden murisin menkul malları ile bankada parasının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç olarak aktif tereke ile pasif tereke tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmemiş, sabit tenkis oranı da doğru olarak hesaplanmamıştır.
Kabule göre de; davalıların 124 sayılı parseldeki hisselerini 3. kişilerden satın aldıkları sabittir.
O halde, tenkis hesabında, alınan taşınmazların ölüm tarihindeki değerleri değil, alınırken ödenen bedellerin mirasın açıldığı tarihte ulaştığı değerlerin uyarlama yapılmak suretiyle bulunacak miktarı nazara almak gereğine dikkat edilmemesi hatalı olduğu gibi, davalılara temlik edilen taşınmazların değerleri farklı olmasına rağmen tahsil edilecek tenkis alacağı miktarının aynı olması, lehine kazandırmada bulunulan davalıların saklı paylı mirasçı olduklarının göz ardı edilmesi, ayrıca mahkemenin verdiği 13.11.2001 tarihli kararın davacı tarafından temyiz edilmemesinin davalılar yönünden usuli kazanılmış hak oluşturduğu,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2011/4409, K. 2011/4225, 12 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama