KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2011/442 E., 2011/918 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2011
- Dava türü
- KADASTRO
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 190 ada 20 parsel sayılı 472,58 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı, harici taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle eşit paylarla davacı ile davalı ... ve ... ile arkadaşları adına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 190 ada 20 sayılı parselin fen bilirikşisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün davacı ... adına, geriye kalan bölümünün tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, irsen intikal, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak kendi adına tespit edilen 190 ada 19 sayılı parsele komşu olan 190 ada 20 sayılı parselin adına tescilini istemiştir.
Mahkemece; davalı ... ve ...’in kabulü ve zemindeki fiili kullanım sınırına göre 190 ada 20 sayılı parselin fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün 119 ada 19 sayılı parsele eklenerek davacı adına tesciline karar verilmiş ise de, çekişmeli taşınmaza ait kadastro tutanak aslının Kadastro Mahkemesinin 2007/28 Esas sayılı dava dosyasında bulunduğu, adı geçen dosyadaki tarafların ve dava konusunun aynı olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Tutanak aslının dosya içinde bulunması ve aynı taşınmaz hakkında birden fazla dava açılması halinde davaların birleştirilerek görülmesi zorunludur. Mahkemece, çekişmeli parselin kadastro tutanak aslı dosyaya konulmadan ve aynı taşınmazla ilgili davaların birlikte görülmesi gerektiği de gözardı edilerek davanın esasına girilmek suretiyle hüküm kurulması isabetsiz olup, eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verilmiştir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2011/442, K. 2011/918, 28 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama