KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2011/4925 E., 2012/1181 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2012
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
- Dava türü
- KADASTRO
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Yargıtay bozma ilamında özetle; "davacı tarafın dayanağı Mayıs 1966 tarih ve 14 sayılı tapu kaydına esas tescil ilamının krokisinin getirtilmesi, mahallinde yeniden keşif yapılarak davacı tapusu ile davalı dayanağı tapu kaydının kapsamının 3402 sayılı Yasa'nın 20. maddesi gereğince belirlenmesi, çekişmeli taşınmazın davacı tapusu kapsamında kalmayan bölümleri yönünden, tescil ilamı tarihi ile Hazine tapusunun tesis tarihi arasında 20 yıllık sürenin dolmadığının gözetilmesi gereğine" değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda çekişmeli parselin fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmının davacı mirasçıları adına, (C) harfi ile gösterilen kısmının ise davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre karar verilmiş olmasına göre yerinde bulunmayan sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, çekişmeli parselin kadastro tutanağında belirtilen yüzölçümü 13.467,19 metrekare olduğu halde fen bilirkişi raporunda yazılı (A) ve (C) bölümlerinin toplamı 13.496,84 metrekare gelmektedir.
Fen bilirkişi raporunda söz konusu farklılığın gerekçesi açıklanmadığı gibi, mahkemece de kararda bu yönde bir hükme yer verilmemiştir. Hükmün mevcut haliyle infazı mümkün değildir. Kadastro hakimi doğru ve infazı kabil sicil oluşturmakla yükümlüdür. Hal böyle olunca, mahkemece tescile karar verilen bölümlere yönelik fen bilirkişi raporundaki çelişki giderilmeli ve sonucuna göre infazı kabil olacak şekilde hükmü kurulmalıdır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2011/4925, K. 2012/1181, 14 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama