KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2011/4942 E., 2012/2662 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2012
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
- Dava türü
- KADASTRO
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 109 ada 55 parsel sayılı 2976,41 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ... adına. 109 ada 63 parsel sayılı 1025,85m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise ... adına Eylül 1288, 146 sıra nolu tapu kaydı nedeniyle tespit edilmiştir. Davacı ..., ..., dava konusu taşınmazlardan geçen patika yolun kadastro paftasında gösterilmesi istemi ile dava açmışlardır.
Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, fen bilirkişisinin 31.03.2011 tarihli raporunda 160 ada 55, 63 ve 64 parseller içerisinden 581 ila 590 numaralı noktalardan geçen sarı renkte kesik çizgi ile gösterilen patika yolun paftasında gösterilmesine, 160 ada 55 parsel numaralı taşınmazın tespitinin iptali ile 2976,41 m2 yüzölçümü ile ... adına, 160 ada 63 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile 1025,85 m2 yüzölçümü ile ... adına, 160 ada 64 parsel numaralı taşınmazın tespitinin iptali ile 1240,07 m2 yüzölçümü ile ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş;
hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Paftasında gösterilmesine karar verilerek yol olduğu kabul edilen bölümler kadastro sırasında tespit bilirkişilerinin beyanları doğrultusunda yukarıda ada ve parsel numaraları gösterilen taşınmazlar içerisinde ölçülmüş olup, mahkemece tespite aykırı sonuca ulaşılmış olduğu halde yolun kadim yol olup olmadığı konusunda tespit bilirkişileri de dinlenilmesi gerekirken, tespit bilirkişileri dinlenilmeden yapılan keşfe göre hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre tespit miktarında ve malik hanesinde değişiklik olmadığı halde "tespitin iptaline" şeklinde yazılmak suretiyle karışıklık yaratacak şekilde hüküm kurulması da isabetsizdir.
Doğru sonuca varılabilmesi için, tespit bilirkişileri, yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları hazır olduğu halde yeniden mahallinde keşif yapılmalı, paftasında gösterilmesine karar verilen yolun kadim yol olup olmadığı hususunda dinlenen tanık ve bilirkişilerden ayrıntılı, olaylara dayalı bilgi ve görgüleri sorulmalı, beyanlar arasında aykırılık olması halinde giderilmeye çalışılmalı, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2011/4942, K. 2012/2662, 21 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama