KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2011/721 E., 2011/442 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2011
- Dava türü
- KADASTRO
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden ... dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 27 parsel sayılı 2.686,18 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar ... ve arkadaşları adına paylı olarak tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi tesçiline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; çekişmeli taşınmazın bulunduğu köyde 2510 sayılı Yasa gereğince iskan çalışması yapıldığı, davalıların dedesi adına 02.11.1934 tarih 806 sayfa numaralı tapu kaydının oluştuğu, çekişmeli taşınmazın iskan yolu ile oluşan tapu kaydının kapsamında kaldığı kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmadığı gibi yapılan araştırma, inceleme ve uygulama yeterli değildir.
Davalı dayanağı olan tapu kaydı haritasına uygun olarak 800 metrekare miktarında tesis edilmiştir. Çekişmeli taşınmaza komşu olan 101 ada 53 sayılı parsel mera olarak sınırlandırılmış ve tespiti de kesinleşmiştir. Mera yönünden yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli olmadığı gibi tapu kaydı miktar fazlasının meradan açılmadığını ispat külfeti de davalı tarafa aittir.
Mahkemece mahallinde yapılan keşifte komşu köyden tek kişiden ibaret yerel bilirkişi dinlenmiş, tespit bilirkişilerinin tamamı tanık sıfatı ile dinlenmemiş, mera ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı yönünde fen ve ziraatçı bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiği düşünülmeden mahkeme gözlemi keşif tutanağına yazılmaksızın hüküm kurulmuştur.
Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen komşu köyden seçilecek yerel bilirkişi kurulu ile yine aynı yöntemle belirlenecek tanıklar yardımı ve üç kişilik zirai bilirkişi kurulu refakate alınarak yeniden keşif yapılmalıdır. Davalı taraf dayanağı olan tapu kaydının krokisi ile kadastro paftası çakıştırılarak tapu kaydının kapsamı şüpheye yer bırakmayacak şekilde kesin olarak tayin edilmelidir.
Eylemli durumda çekişmeli taşınmazın etrafını saran mera parselinin kadim mera mı, tahsisli mera mı olduğu üzerinde durulmalı, uzman ziraat mühendisi kurulundan arazinin niteliği, toprak yapısı, komşu mera parseli ile arada ayırıcı doğal ya da yapay unsur bulunup bulunmadığı konusunda ayrıntılı ve gerekçeli bilgi alınmalı, tespit bilirkişilerinin tümü tanık sıfatıyla dinlenilmeli, fen ve ziraatçı bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin nedenleri üzerinde durulmalı, taşınmazın vasıfları kesin olarak saptanmalı ve mahkeme gözlemi de keşif tutanağına yazılmalıdır.
Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi kurulu, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalıdır. Keşifte taşınmazın fotoğrafları çekilmelidir.
Tapu kaydı miktar fazlasının öncesinin mera olduğu sonucuna varıldığı takdirde meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukuken iktisap sağlamayacağı gözetilmeli, fen bilirkişiye keşfi takibe imkan verir ve denetime elverişli kroki ve ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2011/721, K. 2011/442, 31 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama