KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2011/7352 E., 2012/5360 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2012
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında, 1972 yılında yapılan toprak tevzi çalışmalarına ait belirlemeler nedeniyle, 145 ada 29 parsel sayılı 6.000,40 metrekare ve 145 ada 30 parsel sayılı 4.794,05 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar "çayır” vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş, 145 ada 31 ve 32 parsel sayılı 4.452,20 ve 612.918,59 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ise “mera” vasfıyla sınırlandırılmıştır.
Davacı ... ve arkadaşları, 145 ada 29, 30 ve 31 parsel sayılı taşınmazlar için tapu kaydına, 32 parsel sayılı taşınmaz için tapu ve vergi kaydına dayanarak dava açmışlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli 145 ada 29, 30 ve 31 parsel sayılı taşınmazların ve 145 ada 32 parsel sayılı taşınmazın 08.03.2011 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 9.290,54 metrekarelik kısmının tapuya tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kararda yazılı gerektirici nedenlere ve delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak. 3402 sayılı Yasa'nın 1. maddesi gereğince kadastro hakimi, çekişmeli taşınmazların tamamı hakkında doğru, açık ve infazı kabil hüküm kurmak zorundadır.
Mahkemece, kadastro sırasında mera olarak tespit edilmiş taşınmazlar hakkında açılan davalar reddedildiğine göre tespit gibi sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar vermek gerekiren "tespit gibi tapuya tesciline" karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, davacının talebi kapsamında görülmediği anlaşılan 145 ada 32 parsel sayılı taşınmazın geriye kalan bölümü hakkında hüküm kurulmaması da isabetsizdir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2011/7352, K. 2012/5360, 14 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama