KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2011/8090 E., 2012/5672 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Yargıtay bozma ilamında özetle; "bozma gereklerinin eksiksiz yerine getirilmediği belirtilerek, davacı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydının komşu taşınmazların tutanak ve dayanaklarından yararlanılması suretiyle yöntemince uygulanması; zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve süresinin araştırılması; üç kişilik uzman jeoloji mühendislerinden oluşacak bilirkişi kurulundan Salarha Deresi ve çekişmeli taşınmaz bölümünün jeolojik yapısı ile ilgili bilimsel verilere dayalı rapor alınması toplanan delillerin sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli 1400 ada 13 parsel sayılı taşınmazın 23.01.2006 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde sarı renk ile taralı bulunan ve (B) harfi ile gösterilen bölümün tapusunun iptali ile davacıların murisi ... mirasçıları adlarına payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm,davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümünün davacı tarafın dayanağı tapu kaydının kapsamında kaldığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır.
Davacı dayanağı tapu kaydının çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümlerini sabit hudutlar ile kapsamına almadığı, tapu kaydı kapsamının miktarından fazla olarak temyize konu olmayan 1400 ada 2 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi rapor ve krokisinde kırmızı ile taralı bölümünden bırakıldığı, davacı tarafın temyize konu taşınmaz üzerinde tapu kaydına dayalı bir haklarının olmadığı, yapılan keşifler, alınan mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile mahkemenin kabulünden anlaşılmaktadır.
Tüm dosya kapsamı, 3 kişilik jeolog bilirkişiden oluşan kurul raporu ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün 29.3.2010 tarihli cevabi yazısı ve eklerinden, çekişmeli taşınmazın 2006 yılının Eylül ayında yapılan taş tahkimat kaplı sedde sonrasında Salarha deresinin etkisinden korunduğu, taşınmaz üzerinde davacı taraf yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşmesinin mümkün olmadığı, taşınmazın öncesinin aktif dere yatağı olduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2011/8090, K. 2012/5672, 25 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama