KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2012/1013 E., 2012/1712 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2012
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
- Dava türü
- KADASTRO
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
621 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 105 ada 36 ve 37 parsel sayılı 5098.54, 1175.42 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen ve taksimen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden kaldığı, 1936 yılı umumi tahririnde kayıtlı bulunduğu ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişme konusu 105 ada 36 ve 37 sayılı parsellerin mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerden olmadığı mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Ancak Mahkemece her ne kadar çekişmeli taşınmazların mera ile bütünleşmiş arazi olduğu gerekçesi ile mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş ise de mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır.
Komşu köyden dinlenen yerel bilirkişilerden eylemli olarak taşınmazların sınırında bulunan 105 ada 160 parsel numaralı meranın kadim mera olup olmadığı; taşınmazların, bitişiğindeki mera parselinden genişletilmek suretiyle elde edilip edilmediği sorulup saptanmadığı gibi, ziraat ve fen bilirkişilerinden çekişmeli taşınmazlar ile sınırındaki mera parseli arasında ayırıcı nitelikte yapay ya da doğal sınır bulunup bulunmadığı konusunda rapor alınmamış, mera parseli ile taşınmazların konumlarını gösterir yan kesit krokisi çizdirilmemiş, taşınmazların öncesinin mera olup olmadığı kesin olarak belirlenmemiştir.
Doğru sonuca ulaşılabilmesi için taşınmazların bulunduğu yerde varsa mera tahsis kararı, ekleri ve haritaları ile çekişmeli taşınmazlara komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları, tüm tespit bilirkişileri, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulu ve fen bilirkişi huzuruyla keşif icra edilmeli,
varsa mera tahsis kararı ve haritaları uygulanıp kapsamları belirlenmeli, mera tahsisi yoksa, komşu 105 ada 160 sayılı mera parselinin öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığı, çekişmeli taşınmazlar ile komşu mera parseli arasında ayırıcı nitelikte unsur bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mahkemenin, taşınmazın konumu ve niteliğine ilişkin gözlemi tutanağa geçirilmeli, taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazların öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı,
taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise, ihyanın hangi tarihte başlayıp, ne zaman bitirildiği, zaman içinde sınırlarında mera yönünden genişleme olup olmadığı hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli,
yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanaktaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde ve komşu parsellerin dava dosyalarındaki bilirkişi raporları da değerlendirilerek çekişmeli taşınmazların toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden komşu mera parselinden nasıl ayrıldığı,
mera ile arada doğal ya da yapay ayırt edici bir sınır bulunup bulunmadığı ve taşınmazların meradan açılan bir yer olup olmadığını açıklayıp, tarımsal niteliğini belirten, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş somut verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı, fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, çekişmeli taşınmazlar ile komşu mera parselinin konumlarını yan kesit krokisi ile gösteren rapor ve harita düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2012/1013, K. 2012/1712, 21 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama