KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2012/282 E., 2012/126 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2012
- Dava türü
- TENKİS
Karar Metni
257 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülmekte olan tenkis davası sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Davacılar; miras bırakanları olan ... 11.08.2008 tarihinde vefat ettiğini, sağlığında 26.07.2005 tarihinde düzenlettirdiği resmi vasiyetname ile, sahibi olduğu 681 ada 70 parsel sayılı taşınmazda bulunan (5) numaralı meskeni kızları olan davalılara vasiyet ettiğini, saklı paylarının zedelendiğini belirterek saklı paylarını aşan vasiyetnamenin tenkisine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalılar, murisin saklı pay ihlal kastıyla hareket etmediğini, davacıların saklı paylarının da zedelenmediğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne,davacılar yararına ödettirilmesine karar verilen tenkis alacağının davalılardan müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, tahsil edilecek toplam tenkis bedelinin, davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Teselsül ancak yasadan veya sözleşmeden doğar. Tenkis davası için yasada, teselsüle yer verilmediği gibi bu yolda sözleşme yapılması da mümkün değildir.
O halde mahkemece, tenkis bedelinin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesi isabetsizdir.Diğer taraftan, 1086 sayılı H.U.M.K'nun 388/son ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. fıkrası uyarınca, hükmün sonuç kısmında, taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde tek tek gösterilmelidir.Mahkemece, hükmün sonuç kısmında, davalılardan herbirine yüklenen borç açıkça gösterilmediğinden, bozma sebebine göre sair hususların incelenmesi de mümkün bulunmamaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2012/282, K. 2012/126, 24 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama