KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2012/3657 E., 2012/4818 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2012
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
- Dava türü
- KADASTRO
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 126 ada 20 parsel sayılı 4125,96 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz mirasçılık hakkı, rıza-i taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Ölü ... adına tespit edilmiştir. Davacılar Sezai Kara ve arkadaşları yasal süresi içinde mirasçılık hakkı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli parselin 1/3 hissesinin verasette iştirak halinde ... miraşçıları adına,1/3 hissesinin aynı şekilde ... mirasçıları adına, geriye kalan 1/3 hissesinin ise yine iştirak halinde davalı ... ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazın öncesi ...'ya ait iken takasla ..., ... ve ...'ya geçtiği, adı geçenlerin taşınmaz üzerine ev ve müştemilat yaptıkları ve müştereken kullandıkları kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Ne var ki, mahkemenin bu kabulü dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Gerçekten mahallinde yapılan keşif ve uygulamaya ve dosya kapsamına göre taşınmazın öncesinin ...'ya ait olduğu, ..., ... ve ...'nın birlikte bu şahıstan devralarak üzerine birlikte ev, ahır, garaj ve samanlık yaparak müştereken kullandıkları, ...'nın çocuğunun bulunmaması nedeniyle ...'yı evlatlık olarak yanına aldığı ancak veraset ilamına göre resmi evlatlık akdinin kurulmadığı, ... ve ...'nın dosyada bulunan veraset ilamlarına göre bekar ve çocuksuz ölümleriyle geriye mirasçı olarak kardeşleri ...'nın çocukları davacıların kaldığı anlaşılmaktadır.
Ancak, ...'nın, ... ve ... ile mirasçılık ilişkisinin bulunmaması nedeniyle üçüncü şahıs durumunda olduğu, müşterek paydaşları ... ve ...'nın 1979 yılında ölümleri ile tespit tarihi olan 2009 yılına kadar taşınmazı tek başına davalı tarafın miras bırakanı olan ... ve ölümü ile de mirasçılarının kullandığı, böylece tespit gününe kadar davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde düzenlenen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2012/3657, K. 2012/4818, 4 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama