KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2012/5130 E., 2012/6400 K.·Kadastro Tespıtınden Doğan Davalar Fıılı Kullanım Mera Şerhının İptalı
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2012
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma
TAPU KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (5831) Madde 8
"İçtihat Metni"ÖZET: MAHKEMECE DAVA KONUSU TAŞINMAZIN ÖNCEKİ ZİLYEDİ TARAFINDAN LEHİNE ZİLYETLİK ŞERHİ VERİLEN KİŞİYE SATILDIĞI, DAHA SONRAKİ TARİHTE, AYNI KİŞİNİN AYNI YERİ DAVACILARA SATTIĞI, BU İKİNCİ SATIŞIN GEÇERLİ OLMADIĞI YÖNÜNDE HÜKÜM KURULMUŞ İSE DE, KULLANIM KADASTROSUNUN YAPILDIĞI TARİHTE TAŞINMAZI DAVACILARIN MI DAVALILARIN MI FİİLEN KULLANDIKLARININ, KULLANIMIN HANGİ TARİHTEN BERİ SÜRDÜRÜLDÜĞÜNÜN KANITLANMASI ZORUNLUDUR.
ZİLYETLİK ŞERHİNE YÖNELİK DAVA REDDEDİLDİĞİ VE LEHİNE ZİLYETLİK ŞERHİ VERİLEN DAVALI TARAFINDAN DA MERA TAHSİSİ İLE İLGİLİ ŞERHE YÖNELİK DAVA AÇILMADIĞI HALDE MERA ŞERHİNİN İPTALİNE KARAR VERİLMESİ İSABETSİZDİR.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Kullanım kadastrosu sırasında 164 ada 5 parsel sayılı 3.149,67 metrekare yüzölçümündaki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı, mera komisyonun 22.01.2010 tarih, 343-712 sayılı kararı ile mera olarak tahsisinin yapıldığı ve parselin 2003 yılından beri Ahmet tarafından kullanıldığı şerhi verilerek zeytinlik niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacılar Emel ve İshak, taşınmaz üzerinde kendileri adına zilyetlik şerhi verilmesi ve taşınmazlar üzerindeki geçerli bir karara dayanmayan mera şerhinin kaldırılması istemi ile dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, davacıların lehlerine zilyetlik şerhi verilmesi talebinin reddine, tutanakların beyanlar hanesindeki mera şerhinin iptaline karar verilmiş; hüküm, Hazine ve davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın önceki zilyedi Ünal tarafından 2003 yılında tutanakta lehine zilyetlik şerhi verilen Ahmet’e satıldığı, daha sonra yine Ünal tarafından 2008 yılında davacılara satıldığı, yapılan bu ikinci satışın hukuken geçerli olmadığı belirtilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de; yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır.
3402 sayılı Kanun’a 5831 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile eklenen ek 4. maddesi içeriğinde taşınmazın fiili kullanıcısının beyanlar hanesinde gösterilmesi hususuna değinilmiştir. Bu durumda kullanım kadastrosunun yapıldığı tarihte taşınmazı davacıların mı, davalıların mı fiilen kullandıklarının, kullanımın hangi tarihten beri sürdürüldüğünün kanıtlanması zorunludur.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2012/5130, K. 2012/6400, 10 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama