KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2012/582 E., 2012/942 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2012
- Mahkemesi
- AĞIR CEZA MAHKEMESİ
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Ödeme şartını ihlâl suçundan sanık ...'ün, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair ... 1. İcra Ceza Mahkemesinin 03/11/2010 tarihli ve 2010/1016-1440 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/12/2010 tarihli ve 2010/1609 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine, Adalet Bakanlığından verilen 11.10.2011 gün ve 2011/12710/52401 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 04/01/2012 gün ve K.Y.B. 2011/366356 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle dosya incelendi.
Tebliğnamede; icra kefili olan sanığa icra emrinin 31/12/2009 tarihinde tebliğ edilmesi ve tebliğden önce 22/12/2009 tarihinde yapılan ödeme taahhüdünün hukuken geçersiz olması karşısında, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsiz olduğundan anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
"Borçlunun ödeme şartını ihlali halinde ceza" başlıklı 5358 sayılı Yasanın 11. maddesi ile değişik İİK'nun 340. maddesinin birinci cümlesi. "111. madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını ihlal eden borçlunun, alacaklının şikayeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir." hükmünü içermektedir.
Madde metninden de anlaşılacağı üzere, ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı cezalandırabilmek için öncelikle ihlalde bulunanın borçlu sıfatını taşıması gerekmektedir. ...
5.İcra Müdürlüğünün 2009/7377 esas sayılı dosyasında, borçlu sıfatı bulunmayan üçüncü kişi ...'ün 22/12/2009 tarihinde icra kefili sıfatı ile ödeme taahhüdünde bulunmuş ise de, icra emrinin taahhütte bulunduğu 22/12/2009 tarihinden sonra 31/12/2009 gününde tebliğ edildiği dikkate alındığında, icra kefilinin taahhütte bulunduğu tarihte henüz borçlu sıfatını taşımadığının kabulü gerekmektedir.
Hal böyle olunca taahhüdü ihlal suçunun unsurları oluşmadığından tazyik hapsi cezası ile cezalandırılmasına dair karar yasaya aykırı olduğundan, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2012/582, K. 2012/942, 8 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama