KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2012/67 E., 2012/2690 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2012
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
- Dava türü
- KADASTRO
Karar Metni
478 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 103 ada 15 parsel sayılı 450158,38 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişisi tarafından düzenlenen ek raporda (A) harfi ile gösterilen 54390,56 metrekare yüzölçümündeki bölümün davacı ... adına tapuya tesciline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümünün tarım arazisi niteliğinde bulunduğu ve davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm için yeterli bulunmamaktadır.
Mahkemece tespite aykırı sonuca ulaşıldığı halde tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenilmemiş, ziraat mühendisi bilirkişi raporunda, taşınmaz üzerinde uzun süredir toprak işlemesinin yapılmadığı belirtildiği halde, iktisaba elverişli zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğü yöntemince araştırılmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm verilemez.
Hal böyle olunca, mahkemece doğru sonuca ulaşılabilmesi için komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri, fen bilirkişisi ve 3 kişilik zirai bilirkişi kurulu ile yeniden keşif yapılmalıdır.
Keşif sırasında taşınmaz bölümünün geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği,
imar ve ihyaya konu edilmiş ise, ihyanın hangi tarihte başlayıp, ne zaman bitirildiği hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanaktaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla taşınmazın başında dinlenilerek beyanlar arasındaki
çelişkiler, gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmaz bölümünün tarımsal niteliğini bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı, çekişmeli taşınmaz bölümünün toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve tarımsal niteliğini belirtir, çekişmeli taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ve eski raporu da irdeler şekilde ayrıntılı rapor alınmalı, fen bilirkişisine keşfi denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmeli, temyize konu bölüm kabaca fotoğraf üzerine işaretlettirilmeli,
bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2012/67, K. 2012/2690, 22 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama