KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2012/7562 E., 2012/8368 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2012
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
- Dava türü
- KADASTRO
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Çukurköy 157 ada 9 parsel sayılı 25063,26 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/2'şer pay ile ... ve ... adına tesbit edilmiştir. Davacı, 157 ada 10 parsel sayılı taşınmazın eksik yüzölçümü ile kendi adına tespit gördüğü, eksik olan yaklaşık 120 m2'lik kısmının 157 ada 9 parsel içinde davalılar adına tespit gördüğü iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parselin bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen kısmının tespitinin iptali ile 157 ada 10 parsele ilavesine, 157 ada 9 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen kısım olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma, hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır.
Taşınmazın temyize konu bölümünün, kim tarafından ne şekilde kullanıldığı, (A) ve (B) bölümleri arasında ayırıcı nitelikte sınır bulunup bulunmadığı konusunda alınan beyanlar yetersiz olduğu gibi davalının 7.3.2008 gün ve aynı havale tarihli delil listesinde belirttiği tanıklardan ... dışındakilerin dinlenilmemesi, tespite aykırı sonuca ulaşıldığı halde tespit bilirkişilerinin taşınmazın başında dinlenilmeleri suretiyle oluşan aykırılığın da giderilmemesi isabetsizdir.
Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez.
Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve tarafların delil listelerinde isimleri yazılı olan ve dinlenmeyen tanıklar hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalı, çekişmeli taşınmazın kim tarafından ne şekilde kullanıldığı, (A) ve (B) bölümleri arasında ayırıcı nitelikte sınır bulunup bulunmadığı hususları açığa kavuşturulmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2012/7562, K. 2012/8368, 30 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama