KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2012/7737 E., 2012/10792 K.·Mahkemesi :kadastro Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2012
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Kullanım kadastrosu sırasında ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 173 ada 26 parsel sayılı 186,56 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmaz ve üzerindeki 3 katlı kargir binanın 10 yıldan beri ..., ... ve ...'un müşterek fiili kullanımında olduğu şerhi verilerek davalı Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacılar ... ve ..., taşınmaz üzerinde davalı ...'un zilyetliğinin bulunmadığını, taşınmazın yüzölçümünün 200 metrekare olması gerekirken 186 metrekare olarak tespit edildiğini ayrıca iktisap tarihlerinin de 1986 yılı olduğunu iddia ederek dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline, davalı Hazine lehine vekalet ücretine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacıların davalarını ispatlayacak herhangi bir delilin bulunmamasından bahisle sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır.
09.06.2011 tarihli ilk oturumda hazır bulunan davacılar vekiline delillerini sunmak üzere duruşma gününe kadar süre verilmiş, ancak aynı tutanak ile, 17.01.2012 tarihine bırakılan ikinci celseden önceki bir tarih olan 02.11.2011 tarihinde icra edilmek üzere keşif ara kararı kurulmuş ve varsa tanıklarını dinletmek üzere keşif mahallinde hazır etmeleri için davacı tarafa ihtarat yapılmıştır.
Bu şekilde, duruşma tarihinden önceki tarihte yapılan keşif neticesinde, yalnızca fen bilirkişisinin ibraz ettiği rapor ile yetinilmiş, keşif mahallinde başkaca bir araştırma yapılmamış, tanık ve yerel bilirkişi ifadelerine başvurulmamıştır.
Mahkemece, davacı tarafa delillerini bildirmesi ve dosya keşfe hazır hale geldikten sonra fiili zilyedin belirlenmesi için keşif yaptırma imkanı tanınmadan davacı tarafın davasını ispatlayacak herhangi bir delili bulunmayıp, davasını isbat edemediği gerekçesiyle davanın reddine dair hüküm kurulmasında isabet bulunmamaktadır. Eksik araştırma ile hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşabilmek için öncelikle taraflara süre verilmek suretiyle iddia ve savunmalarıyla ilgili olarak bildirdikleri ve bildirecekleri tüm deliller toplanmalı, bundan sonra, mahalli bilirkişilerin ve taraf tanıklarının adlarına keşif gün ve saatini bildirir davetiye çıkartılması suretiyle taşınmaz başında hazır olmaları sağlanmalı, mahalli bilirkişilerin ve taraf tanıklarının taşınmaz başında dinlenilmesi suretiyle yöntemine uygun şekilde keşif yapılmalı, tespite aykırı sonuca varıldığı takdirde tespit bilirkişilerin beyanlarına başvurulması gerektiği hususu gözetilmeli,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2012/7737, K. 2012/10792, 13 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama