KÜNYE
16. Hukuk Dairesi 2012/9352 E., 2013/317 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2013
- Mahkemesi
- KADASTRO MAHKEMESİ
- Dava türü
- KADASTRO
- Kanun yolu
- TEMYİZ
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 203 ada 47, 48 ve 49 parsel sayılı 15.651,10, 17.075,95 ve 14.789,70 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve satın almaya dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda keşif giderlerinin verilen kesin süre içinde yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli 203 ada 47, 48 ve 49 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi Hazine adına tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, verilen süre içerisinde davacı tarafın keşif avansını yatırmadığı bu nedenle keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesinin mahkemece verilen süreye riayet etmeyen taraf aleyhine uygulanabilmesi için ara kararında hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişi adayları, tanık, teknik bilirkişilere verilecek ücretlerle vasıta parasının ve yapılacak tebligatlarla ilgili masrafların kalemler halinde gösterilip, bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgiliye makul ve belirli bir süre tanınmalı, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında da bilirkişi adayları, tanıklara davetiye tebliğ edilip, arazi başında hazır olmalarının bildirilebilmesi için yine uygun bir sürenin bulunmasına azami özen gösterilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, hükme esas alınan 14.11.2011 tarihli ara kararı, mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarına yapılacak tebligat giderlerinin kalemler halinde gösterilmemesi ve bu giderlerin hüküm altına alınmaması nedeniyle yasaya uygun bulunmamaktadır. Yasada öngörülen şekle uygun olmayan ara kararına dayanılarak davacının keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmesinde bir isabet bulunmamaktadır. Kabule göre de.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-g, 115. maddelerinde gider avansı dava şartları arasında sayılmış, 120. maddesinde ise gider avansının belirlenme ve ödenme yöntemi ele alınmıştır.
HMK'nun 114/1-g maddesinde dava şartları arasında sayılan gider avansının dava açarken mahkeme veznesine yatırılacağı HMK'nun 120. maddesinde belirtilmiş, buna rağmen eksik yatırılan avansın mahkemece verilecek iki haftalık kesin süre içinde tamamlanarak mahkeme veznesine yatırılmadığı takdirde, davanın HMK'nun 115. maddesine göre dava şartı yokluğundan usulden reddedileceği düzenlenmiştir.
Kadastro Kanunu'nun 36. maddesine göre ise, taraflar toplanmasını talep ettikleri veya olayın açıklığa
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2012/9352, K. 2013/317, 28 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama