KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2013/10890 E., 2013/13024 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2013
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda ... Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 139 ada 20, 141 ada 27 ve 41, 156 ada 31, 170 ada 49 parsel sayılı 1750.71, 2326.23, 316.52, 1178,17 ve 1307,18 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı, harici ve rızai taksim ve ifraz nedeni ile tarafların miras bırakanı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., kardeşi ... dışındaki diğer mirasçıların paylarını satın aldığı iddiası ile bu mirasçıların paylarının iptali ve taşınmazların kendisi ve miras payı oranında davalı adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalı ...’ın temyize konu taşınmazlar yönünden talebinin olmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde açıkça müvekkilinin ... dışındaki diğer mirasçıların paylarını satın aldığını bu nedenle bu mirasçıların paylarının davacı adına tescili sureti ile taşınmazların davacı müvekkili ve davalı ... adına tescilini istemiştir.
Dava açıkça ...’ın ... dışındaki diğer mirasçıları olan davalıların paylarına yöneliktir. Bu durumda ...’ın “açılan davaya bir diyeceğim yoktur” şeklindeki beyanının davacının iddiası ile sınırlı olduğunun kabulü gerekir.
6100 sayılı HMK'nın “Taleple bağlılık ilkesi” başlığını taşıyan 26. maddesinde hakimin tarafların talep sonuçları ile bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği, duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebileceği öngörülmüştür.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2013/10890, K. 2013/13024, 19 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama