KÜNYE
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2013/11098 E., 2013/10663 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2013
- Dava türü
- KULLANIM KADASTROSU
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında ... Köyü çalışma alanında bulunan 1666 ve 1667 parsel sayılı 3282,06 ve 871,41 metrekare yüzölçümündeki taşınmazların beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı, korunması gerekli kültür varlığı ve doğal sit alanı olduğu şerhi verilerek tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı vekili, çekişmeli taşınmazların müvekkili tarafından kullanıldığını iddia ederek çekişmeli taşınmazlar üzerinde müvekkili lehine zilyetlik şerhi verilmesi talebi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne. Muğla İli ... İlçesi ... Köyü ... Mevkii 1666 ve 1667 parsellerde ... ve .... oğlu 1949 doğumlu, ...'ın zilyetliğinin tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların davacının zilyetliğinde olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne ve taşınmazların tapu kayıtlarında davacının zilyet olduğunun tespitine karar verilmiş ise de, mahkemenin kabul ve değerlendirmesi dosya içeriğine uygun bulunmamaktadır. Çekişmeli 1666 ve 1667 parsel sayılı taşınmazların kullanım kadastrosu tespitleri 14.08.1995 yılında 1082 parsel olarak yapılmış. 2010 yılında yapılan ifraz işlemi ile dava konusu taşınmazlar oluşmuştur.
Bu kez çekişmeli taşınmazlar hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 5831 sayılı Yasa ile değişik (Ek Madde 4.) maddesi uyarınca yapılan çalışmalar kapsamında güncelleme yapılmıştır.
Dava, kullanım kadastrosundan sonra yapılan güncellemeye itiraz niteliğinde olup, askı ilan süresi geçtikten sonra açılmış olduğuna göre, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu hususu dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken, kamu düzenine ilişkin olup re’sen gözetilmesi gereken mahkemenin görevi hususu tartışılıp değerlendirilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2013/11098, K. 2013/10663, 12 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama